Posts Tagged: tophane


10
Feb 10

proje1likte- p1

istanbul’da kentse! dönüşümün sancılarını deneyimlemiş ya da deneyimlemekte olan, bu yüzden canı sıkılmış ve söyleyecekleri ya da gösterecekleri içinde kalmış kim varsa çağrımızın muhattabıdır.
her türlü kişisel arşivi, yani dokumanter niteliğindeki foto, video veya yazışmaların yanında, varsa bu konu üzerinden üretilmiş sanat işlerinizi bizimle paylaşmanızı ve arşivimizde yer almanızı umuyoruz.
bu arşivin galata’lı dostlarımız sayesinde halka açık hale getirileceği bir süreç öngörüyoruz.
elimizde ne olduğunu değerlendirmek ve süreci birlikte tasarlayabilmek için sizleri tütün deposu’nda gerçekleşecek toplantımıza çağırıyoruz.

hep beraber olabilmek dileğiyle.

www.projebirlikte.com

yer / place  :  tütün deposu, Lüleci Hendek Caddesi Koltukçular Çıkmazı No.1 Tophane

tarih / date :  25.02.2010

saat / time  : 18:30-20:30

iletişim / contact : projebirlikte@gmail.com


1
Dec 09

Orijinal mesaj@Hurriyet

OUTLET-İhraç Fazlası Sanat, Şener Özmen ve Cengiz Tekin’in birlikte hazırladıkları Türkiye’deki ilk kapsamlı solo sergilerini gerçekleştiriyor. Sanatçıların bugüne dek izleyici karşısına çıkmamış video ve fotoğraf çalışmaları, 9 Ocak tarihine kadar Outlet’te izlenebilir. Şener Özmen ve Cengiz Tekin’in 2006-2009 yılları arasında birlikte ürettikleri ve ilk kez Outlet//İhraç Fazlası Sanat’ta sergilenecek olan “Orijinal Mesaj” serisi, günümüzün toplumsal-siyasal temelde “iz bırakan” meselelerinin üzerine gidilerek oluşturuldu.
Boğazkesen Cad. Kadirler Yokuşu No:69, Tophane-İstanbul.

29
Nov 09

ORİJİNAL MESAJ SERGİSİ BEYOĞLU’NDA@BIRGUN

Şener Özmen ve Cengiz Tekin birlikte hazırladıkları Türkiye’deki ilk kapsamlı solo sergilerini gerçekleştiriyor.
Şener Özmen ve Cengiz Tekin’in 2006-2009 yılları arasında birlikte ürettikleri ve ilk kez Outlet//İhraç Fazlası Sanat’ta sergilenecek olan ‘Orijinal Mesaj’ serisi, günümüzün toplumsal-siyasal temelde ‘iz bırakan’ meselelerinin üzerine gidilerek oluşturuldu. Birbirine bağlı dört videodan oluşan bu seri, uzun zamandır süregelen Türkiye’deki politik sıkıntılara dair geniş bir perspektif sunarken, sanatçıya özgü bir inançsızlık ve angaje olmama halini de içermektedir. Otobiyografik olduğu kadar toplumsal olanı da kapsayan bu videolarda, ironik hatta çoğu zaman absürd olarak nitelendirilebilecek bazı durumların gündelik yaşamın bir parçası olduğu gösterildi. Bazı denemeler ve efektlerle geçmiş ve geleceğe göndermeleri olan video çalışmalar, ‘iyileşme dönemi’ yapıtları olarak da görülebilir. ‘Umut,’ ‘Manzara,’ ‘Bravo,’ ‘Bir gün bir T ve bir K’ isimli Orijnal Mesaj serisine ait video yapıtları, Outlet’in alt katında izleyiciyle buluşurken, Özmen ve Tekin’in yeni dönem fotoğraf işleri mekanın giriş katında sergilenecek. 1 Aralık’da açılacak olan sergi 9 Ocak’a kadar Salı’dan Cumartesi’ye 10.00-18.30 saatleri arasında Outlet//İhraç Fazlası Sanat’ta görülebilir. Outlet//İhraç Fazlası Sanat Boğazkesen Cad. Kadirler Yokuşu no:69 Tophane’de

22
Sep 09

, 2009-09-22 16:08:00

Ahmet Evren - Cumartesi
19 Eylül 2009 Cumartesi
İnsan Neyle Yaşar?
Koç Grubu'nun “Bienal sponsoru” unvanıyla destek verdiği 11. Uluslararası İstanbul Bienali'nin afişlerindeki soru bu. Günlerdir başımı çevirdiğim her duvarda, İstiklal'de, E-5'te, kafede, restoranda ve metroda gördüğüm bu soruyu da düşünmeden edemedim. Biraz araştırınca bu sorunun, tam 80 yıl önce Bertolt Brecht'in Elisabeth Hauptmann ve Kurt Weill ile birlikte yazdığı “Üç Kuruşluk Opera” adlı oyunun ikinci perdesinin kapanış parçasının ismi olduğunu öğrendim. Ben bu oyunu iki sene önce İTÜ'lü tiyatrocu arkadaşlarımın ısrarlarıyla 2007 Boğaziçi Tiyatro Şenliği kapsamında seyretmiştim. Mükemmel bir oyundu. Burjuvaziyle yoksul ve haydut dünyalar arasındaki ilişki üzerine kurulmuş oyun gerçekten “İnsan neyle yaşar? sorusuna güzel bir cevaptı. Özellikle müziklerinden çok etkilenmiştim. İşte o parça Almancası "Denn wovon lebt der Mensch?" olan “İnsan Neyle Yaşar?” mış…
Hoş bir rastlantı oldu benim için. Orijinali “The Threepenny Opera” olan oyunun sanırım yeni temsilleri de bienali takip eden günlerde yeniden tiyatroseverlerle buluşur. Tavsiye ederim, takip edin ve izleyin! Oyun, 80 yıllık bir klasik. Eser zaten 1930'larda müziğin kullanım şekli ile tiyatro ve klasik opera arasında kendine özgü bir yer edinmiş ve devrim yaratmış. Sene 2009! Nereden nereye…
Bienal bahane, soru şahane…
Bienalin küratörü Zagreb'te kar amacı gütmeyen bir kültür kuruluşu. Kısaltması WHW olan “What, How & for Whom” adlı kuruluşun bienal sorusu da güzel bir saplama! “İnsan neyle yaşar” sorusuna; ne, nasıl ve kimin için gibi bir saç ayak sunuyor sanki. Bienalde ne var ne yok derseniz, gidin görün derim. Mekanlar aynı yine. Tophane'deki iki mekandan biri, nargilecilerin önünden sahile doğru inince göreceğiniz Antrepo No.3. Diğeri ise Tophane tramvay istasyonunun bir üst sokağındaki eski Tütün Deposu. Üçüncü mekansa Rumeli Caddesi'nin Abide-i Hürriyet'le kesiştiği taş duvarın arkası, yani Feriköy Rum Okulu. Yerli ve yabancı toplam 70 sanatçının ses ve video çalışmalarından tutun da; fotoğraf, heykel ve resme kadar aklınıza bile gelmeyecek ucukluk, kaçıklık hatta tuhaflığın da bulunduğu 120'den fazla eseri sizleri bekliyor salon ve sınıflarda… Ben geçen hafta Antrepo'yu gezebildim ancak. Erkan Özgen'in video çalışmaları hem bu soruya hem de ülkece üzerinde tartıştığımız “açılım”a güzel bir cevap. Bir tarafta renk cümbüşü tablolar, diğer tarafta eski savaşlardan ve diktalardan günümüze taşınan mükemmel fotoğraflar göreceksiniz. Kimine göre sanat, kimine göre dekoratif bir kıymet ama bence önemli olan ne, nasıl ve kimin için bu hayat? Haydi, hele bir düşünün şöyle…
Nedir yaşamak?
Hayat bir nefes ama nefes alan tek mahluk da biz değiliz tabii… Börtü-böcek, çiçek, kedi ve köpek de var bu oksijene ortak olan! Hatta duvar bile nefes almıyor mu bu hayatta? Ot dediğimiz her şey bile sessizce temizlemiyor mu aldığı her nefeste bu dünyayı? Onların her nefesi faydayken bu dünyaya bizlerin ne kadar faydası var acaba… Kaç nefes aldınız acaba yıllardır? Kaç paralık faydanız oldu hayata? Nefes almak hayat ama yaşamak nefes almak mı acaba…
Nasıl bir hayat yaşıyorsunuz?
Yaşıyoruz işte, iş-güç demeyin! Sorarım sonra size; ot gibi mi, adam gibi mi diye? Börtü böcek gibi ezile ezile mi, yoksa çiçek gibi güneşe sevgili, her damlaya su diyerek mi? Yoksa kedi köpek gibi birbirinizi yiyerek mi? Ne biliyim işte ya da aciz, mutsuz hatta yorumsuz mu? Duvar gibi yani! Duvar bile isyan eder acıya ve hatta aynı yerine iki çivi çaktırmaz mesela… Nefes alıyorsak hayattayız ama acı ve mutluluğu hissetmiyorsak kötü yaşıyoruz bence. Siz nasıl hissediyorsunuz acaba…
Kimin için yaşıyoruz?
Bence önceleri hayatta kalmak için, sonraları süratle öğrenmek için, bir ara sadece kendimiz için ve bence uzunca bir süre de sevdiklerimiz ve sorumluluklarımız için. Hayata bizleri bağlayan en önemli şey sevgilerimiz değil mi? En çok kendimizi seveceğiz elbette ama aynalara mahçup olmadan… Bu hayatta yaşadığımız her şeyin bize ait olduğunu unutmadan, kaçmadan. Acısıyla tatlısıyla, el ele, gönül gönüle… Kim ki seviyorsa üzülmesi an meselesi ama üzmeden yaşamak ve yaşatmak sevenin de her zaman elinde değil mi? Bazen bir gülüş, bazen bir öpüş… Her şeyin sebebi sevmek değil mi?
İnsan ne nefesle, ne parayla, ne de işle güçle yaşayabilir sadece...
Beyni de ölse, kolu da kesilse, cebi de delinse;
İnsan sevgiyle yaşar aslında!
Çünkü en son kalp durur bu hayatta…
Mutluluk ve sevgiyle nice bayramlara
Evrensel; Bir kalpte gerekli olan en önemli şey, sevgidir…

http://209.85.229.132/search?q=cache:U0rNshZpddIJ:yenisafak.com.tr/yazarlar/%3Fi%3D18654%26y%3DAhmetEvrenCumartesi+%22erkan+ozgen%22&cd=232&hl=es&ct=clnk&gl=es

************************************************************************************************

26
Aug 09

geçersiz sebep/yeterli neden-unsound reason/adequate cause





" Kendilerine Değil Birbirlerine"

GALERY NON

geçersiz sebep/yeterli neden-unsound reason/adequate cause
10 SEPTEMBER - 7 OCTOBER

Artists: Gökçen Cabadan, Aslı Çavuşoğlu, Gökçe Çelikel, Nazım Hikmet Richard Dikbaş, Mert Öztekin, Tayfun Serttaş, Güneş Terkol

Boğazkesen Cad. No:27-A Tophane/Beyoglu

17
Aug 09

geçersiz sebep / yeterli neden

9 Eylül - 7 Ekim 2009

Sanatçılar: Gökçen Cabadan, Aslı Çavuşoğlu, Gökçe Çelikel, Nazım Hikmet Richard Dikbaş, Mert Öztekin, Tayfun Serttaş, Güneş Terkol

NON'ın açılış sergisi "geçersiz sebep / yeterli neden", muhakeme yeteneğimizin dönüşümünü farklı tarihi dönemlerde, erginlik süreçlerinde, bazen içgözlemlerle, bazen majör açılımlarla ele alan 6 işi bir araya getiriyor.

Gökçen Cabadan "hepimiz et ve kanız" adlı enstalasyonunda, herhangi bir sağlık ansiklopedisinde karşılaşabileceğimiz yüz derisinin bir kısmı soyulmuş mükemmel görünüşlü bir cocuğun portresini ve saldırma öncesi anında öldürülmüş bir gelinciğin mumyasını bir arada bize sunuyor. Aslı Çavuşoğlu, 18 komik videodan oluşan işinde, başkalarının ızdırabına gülmek üzerine kurulu güldürü videolarının baş rollerinde oynayarak karşımıza çıkıyor. Gökçe Çelikel, tablosuna kendi model oluyor ve ergenlik çağını çağrıştıran puantiyeli çorap, sahte inciler ve koyu renk fondoten ile poz veriyor. Nazım Hikmet Richard Dikbaş, yaratma sürecinin doğuş anına dikkat çekmek üzere yola çıktığı "9 Araba Bekliyor" adlı yerleştirmesinde bu doğuş anının zamansal yapısını, çok katmanlılığını ve sürekli tekrar eden devinimini haritalayan bir mekan kuruyor. Mert Öztekin, niçin Roma İmparatorluğu'nda yaşamış insan sayısından daha fazla insanın Roma konulu filmlerde oyunculuk yapmış olabileceğini araştırıyor. Tayfun Serttaş "Seni Seviyorum" adlı heykelinde, Sabiha Gökçen üzerine üretilen etnisite tartışmasının, yakın tarihimizin en acı verici cinayetlerinden birisine uzanan öyküsünü sorguluyor. Güneş Terkol, kreşte çekilmiş bir fotografından yola çıkarak yaptığı "kendilerine değil birbirlerine" adlı işinde yerli malı meyvelerinden yapılmış maskelerin altındaki çocukların bakışlarındaki şaşkınlığı bizimle paylaşıyor.

NON disiplinsiz sanat pratiklerini benimseyerek yeni diller ve sanatsal ifadeler ortaya koyan sanatçılara adanmıştır.

www.galerinon.com
Boğazkesen Cad. No:27-A Tophane, Beyoğlu, İstanbul

unsound reason / adequate cause


Artists: Gökçen Cabadan, Aslı Çavuşoğlu, Gökçe Çelikel, Nazım Hikmet Richard Dikbaş, Mert Öztekin, Tayfun Serttaş, Güneş Terkol

NON’s opening exhibition “unsound reason / adequate cause” brings together 7 works that trace the transformation of our judgment skills with introspections and major openings into different historical ages and the processes of adulthood.

In his installation titled “we are all flesh and blood”, Gökçen Cabadan combines a standard image from a health encyclopaedia, the portrait of a seemingly perfect child with a section of his facial skin peeled off to reveal the inner structure of the section, in juxtaposition with a stuffed weasel in an attacking posture. Aslı Çavuşoğlu stars in all the 18 “funny” videos her work is composed of, which are based on the idea of schadenfreude, or laughing at other people’s suffering. Gökçe Çelikel becomes the model of her painting and poses with dotted tights, fake pearls and dark foundation, suggesting adolescence. Nazım Hikmet Richard Dikbaş’s installation 9 Coaches Waiting sets out to focus on the moment of genesis in the creative process, constructing a space mapping this temporal, multilayered and repetitive structure. Mert Öztekin investigates how a higher number of people than the population of the Roman Empire itself managed to star in films based on the Roman Empire. In his sculpture titled “I Love You”, Tayfun Serttaş’s sharp and remote discourse interrogates the story of how a discussion on ethnicity about Sabiha Gökçen led to one of the most painful murders of our recent history. In her work titled “not for themselves but for each other”, based on a photograph of the artist at nursery, Güneş Terkol shares with the viewer the surprised look on the children’s faces, hiding behind masks made of fruit for the Home Produce Week.

17
Oct 08

16.10.08 Ha Za Vu Zu at Tophane


Ha Za Vu Zu OUTLET'tin Önünde Burak Delier'in Açık Kaynak çalışmasının sokağa açık cephesinde.

http://outlet-istanbul.blogspot.com/


Bogazkesen Cad.
Kadirler Yokusu
No:69 Tophane