Posts Tagged: stanbul


11
Jun 10

SERGİ // Afişe, Yüksel Sabancı Sanat Merkezi, Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul

Afişe sergisi, tepeden inmeci yönetişim anlayışı ve hakim piyasacı eğilimleri ele alan işler, açılışta planlanan yemek ve şenlik aracılığı ile herkesi mevcut sorunları konuşmaya, bu sorumluluğu ‘neşe’yle paylaşmaya ve söz üretmeye davet ediyor. Katılımcılar: .-_-., Ahmet Öğüt, Burak Delier, Ekin Saçlıoğlu, Erinç Seymen, Güneş Terkol, İnci Eviner, İz Öztat, Önder Özengi, Özgür Erkök, Seda Hepsev, Sergin [...]

26
Mar 10

‘’Istanbul-Pontivy, bir şehirde kesişen bakışlar ‘’- Fotoğraf Sergisi

Sergi açılışı 26 Mart 2010 Cuma, saat 18.30

Sainte Pulchérie Lisesi L2 sınıf öğrencileri ve Pontivy Jeanne d’Arc Lisesi’ndeki Fransız arkadaşları tarafından gerçekleştirilen sergi.

Fotoğraf sanatçısı, yönetmen Timurtaş Onan’ın motive eden enerjisiyle öğrenciler, Fransa ve Türkiye’yi gezdiler, birbirleriyle tanıştılar, birbirlerinin yaşadıkları yerleri ve kültürlerini tanıdılar. Pontivy ve İstanbul sokaklarında fotoğraf çekimi yaparlarken, aynı zamanda kendi bakış açılarını yansıtan çalışmalar da yapmış oldular. Bu sergi, “Fransa’da Türkiye Mevsimi” etkinlikleri çerçevesinde sunulmakta olup, Jeanne d’Arc ve Sainte Pulchérie Lisesi öğrencilerinin 6 ay süren ortak çalışmalarının bir ürünüdür.

Od’A – Ouvroir d’Art (Ziyaret Saatleri Pazartesi – Cumartesi 9.00 – 18.00 arası, Çarşamba günü hariç)
Sainte Pulchérie Fransız Lisesi
Çukurluçeşme sok. no 7 Küçükparmakkapı
BEYOĞLU
34433 ISTANBUL
TURQUIE


11
Mar 10

Merge Layers, Çağla Cabaoğlu Art Gallery, İstanbul

GÖRÜN // SERGİ // İSTANBUL // Tasarımcı Timuçin Unan ilk sergisi “Merge Layers”ı 29 Mart 2010 tarihinde Çağla Cabaoğlu Art Gallery’de açıyor. Unan sergisinde, bir tasarımın ortaya çıkış anını, kendisini de işin içine katarak “çok katmanlı” bir seyir halinde izleyiciye sunuyor. Tasarımcının tasarım hallerini sıradışı bir şekilde izleyiciye sunduğu 16 çalışmadan oluşan sergi 29 Nisan [...]

23
Feb 10

Engin Güneysu, Fotoğraf Geçidi: İstanbul 2010, İstanbul

GÖRÜN // SERGİ // İSTANBUL // 1 yıl sürecek olan Fotoğraf Geçidi: İstanbul 2010 projesinin 7. sergisi Engin Güneysu’nun ‘Sokağın Dili: Bildiğin İstanbul’ adlı çalışması. // 6 Mart-2 Nisan 2010 // İstiklal Caddesi Mısır Apt. No : 311 (163) K.1 D.3 Beyoğlu, İstanbul // http://www.fotografgecidi.com/sergi_enginguneysu.html

8
Feb 10

Banu Cennetoglu Soylesisi Simge Peker

Banu Cennetoglu Soylesisi  Simge Peker
B.C: 15 Korkutan Adam hakkında konuşmak istemen ilginç. Belki en doğrudan işim bu olduğu içindir...15 Korkutan Asyalı Adam ilk olarak 2005 yılında bir sanatçı kitabı olarak sergilendi. El yapımı ve 15 kopyadan oluşan bir edisyondu. Sonrasından Gent, Belçika'daki bir sergi için 750 tane ofset baskı yaptırdım. 10.İstanbul Bienali'nde Antrep...

29
Jan 10

Çağdaş Türk resminin önde gelen ismi Ömer Uluç 79 yaşında hayata veda etti.

İki yıldır kanser tedavisi gören ünlü sanatçı geçtiğimiz yıl iki büyük sergi açmış, Yapı Kredi Sanat Galerisi’ndeki son sergisine kanserle mücadelesinde yaşadıklarından haraketle ‘Parçalanmanın Kimyası’ adını vermişti. Uluç’un cenazesi cumartesi günü Bebek Camii’nde öğlen kılınacak cenaze namazından sonra Aşiyan Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

Son sergisi Parçalanmanın Kimyası’nda yer alan karakalem otoportresinin yanına Lucretius’un “Ölümün olduğu yerde ben yokum/Benim olduğum yerde ölüm yok” dizelerini yazmıştı Ömer Uluç. İki yıldır yakalandığı kanserle mücadelesini sadece hastane koridorlarında değil, atölyesinde yaptığı çalışmalarıyla da kıyasıya sürdürüyordu.

Sanat yaşamının en cesur denemelerini yaptığı, en üretken zamanıydı aslında son iki yılı. Beylerbeyi Sarayı’nda açtığı Beylerbeyi Cinleri ve Yapı Kredi Kazım Taşkent Sanat Galerisi’nde açtığı Parçalanmanın Kimyası ve Sağ El, Sol El Desenleri sergileriyle sevenlerini şaşırtmaya devam ediyordu.
Şaşırtmak, gidilmemiş yollara girmek onun sanat anlayışını özetliyordu aslında.

1931 yılında İstanbul’da doğan sanatçı 1953 yılında Robert Koleji bitirdikten sonra 1953-1957 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri’nde önce mühendislik sonra resim eğitimi gördü.  İlk kişisel sergisini 1955 yılında Boston’da açan sanatçı,
1953 yılında Nuri İyem’in öncülüğünde kurulan “Tavanarası Ressamları” olarak adlandırılan grupta yer aldı, 1965’te bir yıl süreyle Londra ve Paris’te, 1972-1973’de ABD ve Meksika’da, 1973-1977 arası Nijerya’da bulundu.
1983’ten beri Paris’te yaşayan sanatçı yılın önemli bir bölümünü İstanbul’da geçiriyordu.
Başta Paris, Berlin ve İstanbul olmak üzere çok sayıda yurtdışı ve yurtiçinde sergi açtı.
Tablonun dışına çıktı

Yapıtlarında anlamlı bir resim yaratmak değil, doğrudan çizgi ve renk ile dışsallaşan bir anlatıma ulaşmayı amaçladığını dile getiren Uluç, 1960’ların sonunda başladığı yoğun çizimlerinde temel olarak resimlerindeki imgeleri oluşturan fırça vuruşlarını geliştirdi.  1969 Sao Paulo, 1987 ve 1989 Uluslararası İstanbul bienallerine katılan Uluç, 1970’te TRT Resim Yarışması Birincilik Ödülü’nü almıştı.
Uluç’un yapıtları Paris’teki Kültür Bakanlığı Müzeleri, Berlin’deki Canlı Müze ve İstanbul’daki Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde yer alıyor.
Uluç’un 2005 yılında Baki’den alıntı ile “Heves Kuşu Durmaz Döner” adını verdiği ve kendi konuşma kayıtlarından seçtiği “Fragmanlar”la başlayan ve sayfalarını bir sergi mekanı olarak düşünerek tasarladığı kitabı, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkmıştı.
Yazar Sevim Burak’la evliliğinden Elfe adında bir kızı bulunan Ömer Uluç, 1988 yılından beri de yazar Vivet Kanetti ile evliydi.


14
Jan 10

Bıyık Kedide de Vardır” ile Canan Şenol 21 Ocak’ta x-ist’te

BIYIK KEDİDE DE VARDIR

Biopolitik kavramlar üzerine çalışmalarıyla tanıdığımız Canan Şenol, 21 Ocak – 13 Şubat 2010 tarihleri arasında x-ist’te sergilenecek “Bıyık Kedide de Vardır” başlıklı sergisinde yer alan yapıtlarında, geçmiş ile bugün arasında bağlantı kuruyor.
“Haberleri duyuranlar, eserleri nakledenler ve zamanın olaylarını anlatanlar bildirirler ki” diye başlarmış eski doğu masalları. Bundan dolayı eskiden, masal anlatanlara “râvi” denirmiş. Biopolitik kavramlar üzerine çalışmalarıyla tanıdığımız Canan Şenol, “Bıyık Kedide de Vardır” başlıklı sergisinde yer alan, geçmiş ile bugün arasında bağlantı kurduğu “Vakvak Ağacı”nda yine “ravi” olarak karşımıza çıkıyor. “Vakvak Ağacı”, sanatçının, 11. Uluslararası İstanbul Bienali’nde sergilenen ilk video-masalı “İbretnuma” gibi yakın Türkiye tarihine ait görsellerden oluşan bir video-animasyon.
Sanatçı, “Masal denince, her ne kadar gerçek dışı bir dünya tanımı aklımıza gelse de, aslında bir çeşit bellek aktarımı ve sözlü tarihe işaret eder masallar bana göre. Ve her masalda bir gerçek payı mutlaka vardır.” diyor.
İslam Mitolojisi’ne göre cehennemde bulunan, meyveleri insan kafası olan efsanevi bir ağaçtan adını alan “Vakvak Ağacı” aynı zamanda tarihsel bir olaya ismini vermiş bulunmakta. 1656 yılında Sultanahmet’te bulunan çınar ağacına o kadar çok adam asılmış ki bu ağaca “şecerei vakvak”, insanların bu ağaca asılmasıyla oluşan olaya da “vaka-i vakvakiye” denmiş. Şenol, Osmanlı İmparatorluğu döneminde gerçekleşen yeniçeri isyanından yola çıkıp yakın Türkiye tarihindeki askeri darbeler ile bağlantı kurduğu videosunda, anlatım olarak dokümanter bir yaklaşımı da kullanıyor.
“Bıyık Kedide de Vardır” sergisinde yer alan yapıtlar, bir yanı ile geçmiş ve bugün arasında bağlantı kurarken bir diğer yanı ile ise geçmiş ve bugün arasında karşılaştırma yapmak üzere kurgulanmış. Bu yapıtlardan bir diğeri de sanatçının, Halife Sultan’ın şeyh olma hikayesinden esinlenerek gerçekleştirdiği “Hünsa”; diğer bir deyişle “taşaklı kadın”. Güçlü kadınların ancak erilleştirilerek bir yerlere gelebilmesine örnek bu hikaye aracılığıyla yapıt, “normalleştirilme, meşrulaştırma” süreçlerinin, iktidar alanları tarafından nasıl ele alındığını inceliyor.
Sergide ayrıca sanatçının, ScopeBasel 2009’da sergilenen “Kusursuz Güzellik” adlı 7 yapıttan oluşan serisi ve “İbretnuma” videosundan karelerin yer aldığı minyatür çalışmaları da görülebilecek.

CANAN ŞENOL, 1970
1998 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü’nde eğitimini tamamlayan Şenol, çeşitli rezidans programlarına katıldı. “Hicap” (Performans, Platform Sanat Merkezi, İstanbul, 2007), “Bahname” (Masa Projesi, İstanbul, 2007), “Perde Arkası” (Festival De Rode, Amsterdam, 2006), “Nihayet İçimdesin” (İstanbul, 2000) gibi sergileriyle İstanbul, Almanya ve Hollanda’da oldukça ilgi gördü. Ayrıca Contemporary İstanbul 08, Contemporary İstanbul 09, IFCA 13th International Festival of Computer Arts (Maribor), 9. Uluslararası İstanbul Bienali Misafirperverlik Alanı, ScopeBasel ArtShow 2009 ve 11. Uluslararası İstanbul Bienali’nde yapıtları sergilendi. Sotheby’s 2009, Türk Çağdaş Sanatı Müzayedesi’nde yer aldı.


11
Jan 10

HAKAN CELAYİR – İSTANBUL’U TÜKETME GİRİŞİMİ

15 Ocak – 30 Ocak 2010 tarihleri arasında Atatürk Kitaplığı Sanat Galerisi’ne “İstanbul’u Tüketme Girişimi – İ:S:T:A:N:B:U:L Kullanma Klavuzu” başlıklı enstalasyon projesi ile Hakan Celayir konuk olacak. Koordinasyonunu Atatürk Kitaplığı’nın üstlendiği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi – Kültür Müdürlüğü himayesinde gerçekleştirilecek serginin yönetmenliğini Yasemin İşcan yapacak.

“İstanbul’u Tüketme Girişimi – İ:S:T:A:N:B:U:L Kullanma Klavuzu” başlığı sanatçıyı derinden etkileyen İstanbul imgesi üzerine oluşturduğu bir parmak izi arama sunumudur. Sanatçı, İstanbul’un tarihsel değişimini ya da dramatik evrimini; kendi parmak iziyle, izleyicilerin ortak belleğine sunmaktadır.

Sanatçının, matematiksel bir kurguyla oluşturduğu proje; çoğaltarak tüketme, tekrarlarla anlamsızlaştırma gibi çağrışımlarla, gerek medyanın tasarımladığı, gerek toplumu etkileyen diğer imajların bir arada toplandığı ortak bellekteki “sızmalar” üzerinden, “değişimin” ne kadar farklı algılanabileceğini önermektedir. Proje, tümevarımsal bir yöntemle, bütünü tamamlayan “kombinasyonların” ve üst üste binen harflerin; yeniden konuşma, yeniden yazma ve yeniden görme düzlemlerini yaratan parçalardan oluşturacaktır.

Açılış: 15 Ocak 2010 Cuma, 18:00 Sergi: 15 Ocak 2010 – 30 Ocak 2010 Atatürk Kitaplığı Sanat Galerisi Mete cad. Miralay Şefikbey Sk. No:45 Gümüşsuyu-Beyoğlu/İstanbul

İletişim:

Yasemin İşcan
iscanyasemin@gmail.com
0536 782 29 15


11
Jan 10

Flâneur: Şehir Gezgini / Flâneur: Strolling in the City ZEYNEP BİNGÖL ÇİFTÇİ

Daire Sanat
Akarsu Caddesi, Şimşirci Sokak Santral Apt. 11/1
Cihangir, 34443 İstanbul, Türkiye
Tel: + 90 212 244 12 68

Daire Sanat, 14 Ocak – 20 Şubat tarihleri arasında Zeynep Bingöl Çiftçi’nin resimle fotoğrafı bir araya getirdiği fotoğraf kolajlarından oluşan 2. kişisel sergisi “Flâneur: Şehir Gezgini”ne ev sahipliği yapıyor.

Hareket halindeki şehrin değişen yansımaları, kalabalığın çekiciliği, kent yaşamının katmanları; binalar, sokaklar ve insanlar… Bir şehir gezgininin mekânlar ve kitleler karşısındaki kişisel inceleme ve yorumları… Zeynep Bingöl Çiftçi’nin ressam bakış açısıyla oluşturduğu foto kolajlarında bir mekânın görselinden ziyade, o mekân hakkında izleyicinin his ve izlenimlerinin tekrar uyanmasına yol açacak kompozisyonlar karşımıza çıkıyor.

Şehre dair tüm renkler, dokular ve gündelik yaşam biçimleri katmanlar halinde iç içe geçiyor. Boya dokusuyla birleşen fotoğraflar, kentte geçip giden kişinin belleğindeki görüntüleri değil, sadece onun bireysel olarak yaşadığı tadı dondurma çabasında.


11
Jan 10

Roeki Symons ‘no side effects’

ROEKI SYMONS
’no side effects’
22 Ocak – 27 Şubat 2010

Hollandalı sanatçı Roeki Symons ‘no side effects’ başlıklı sergisiyle Pg Art Gallery’de izleyicilerle buluşuyor.

Sanatçı, günlük hayatın karmaşasında gözden kaçan, ama aslında büyük bir sorunsalın ardına gizlenmiş küçük detayları kendine has anlatım diliyle sunuyor. Enstalasyon, fotoğraf, resim gibi farklı disiplinlerdeki anlatım biçimlerini işlerine dahil eden Symons’ın, Türkiye’deki ilk kişisel sergisinde ‘no side effects’ adlı enstalasyonunun yanı sıra fotoğraflarından bir seçki de yer alacak.
Enstalasyon, mekanın tabanını kaplayan yüzlerce boş ilaç paketi ve fotoğraftan meydana geliyor. Yan yana dizilmiş beş benzer görüntüden oluşan fotoğrafta, kendisini küvetin içinde suya gömülmüş olarak görüntüleyen sanatçı, ilaç paketlerindeki hapları kendi bedeniyle simgeleştiriyor. Symons, bu serideki işlerinde, modern dünyanın kaosunda ilaçlardan medet uman ve birer hap gibi yutturulmak istenen şablon hayatların içine hapsolan insanların yaşamlarına gönderme yapıyor.

Daha önce İstanbul, Ankara ve Yesemek’te düzenlenen karma sergilerle de Türkiye’deki izleyicilerle buluşmuş olan sanatçının eserleri pek çok uluslararası sergide yer almıştır.