Viewing 1 to 19 of 19 items
Tag Archives: Sanat Merkezi

Soğuk Element

Günümüz insanlığının, varolma nedenini borçlu olduğu sanayileşme süreci artık yerini “teknoloji ve enformasyon dönemi”ne, uzantısı olarak da “enformasyon toplumuna” devretmektedir. Sanayileşme sürecinde; ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal alanda yaşanan değişim ve dönüşüm, olağanüstü bir ivedilik ile oldukça etkili bir biçimde enformasyon toplumunda yaşanmaktadır. Sanayi sürecinin zayıflayan etkisi, vasıfsızlaşan makine, araç-gereç, yapı gibi enstrümanları birer işlevsiz  Full Article…

Comments Off

Bıyık Kedide de Vardır” ile Canan Şenol 21 Ocak’ta x-ist’te

BIYIK KEDİDE DE VARDIR Biopolitik kavramlar üzerine çalışmalarıyla tanıdığımız Canan Şenol, 21 Ocak – 13 Şubat 2010 tarihleri arasında x-ist’te sergilenecek “Bıyık Kedide de Vardır” başlıklı sergisinde yer alan yapıtlarında, geçmiş ile bugün arasında bağlantı kuruyor. “Haberleri duyuranlar, eserleri nakledenler ve zamanın olaylarını anlatanlar bildirirler ki” diye başlarmış eski doğu masalları. Bundan dolayı eskiden, masal  Full Article…

Comments Off

Belirsiz İstikametler / Indefinite Destinations

Belirsiz Istikametler Açılış: 15 Ocak, 2010 / 18:30 Sanatçılarla Kahve Molası: 16 Ocak, 2010 / 12:30 Sanatçılar: Mircea Cantor, Ergin Cavuşoğlu, Dani Gal, Alina Viola Grumiller, Basim Magdy, Bora Petkova, Kalin Serapionov, Stefanos Tsivopoulos, Mürüvvet Türkyılmaz, Katarina Zdjelar, Arthur Zmijewski, Sislej Xhafa. Küratörler: Vessela Nozharova, Öykü Özsoy Belirsizliğin hakim olduğu bir dönemden geçiyoruz. Çevremizde tutunabileceğimiz,  Full Article…

Comments Off

Yüksel Arslan’ın defterleri Yıldız’da

TÜRK sanat tarihi içinde önemli ve özel bir yeri olan sanatçılardan Yüksel Arslan’ın defterleri, YTÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi’ne destek için Yüksel Sabancı Sanat Merkezi’nde. 7 Ocak’ta açılacak sergide Yüksel Arslan’ın halen santralistanbul’da devam eden retrospektif nitelikli sergisine paralel olarak sanatçının defterlerine ait kayıtlar dijital ortamda yer alacak. 1961′den bu yana yaşamını Paris’te sürdüren Yüksel  Full Article…

Comments Off

Sütunlar Bize Güç Verdi

Artists Space, New York
8 Temmuz – 1 Ağustos, 2009

Hüseyin Bahri Alptekin
Can Altay – Jeremiah Day
Burt Barr
Daniel Bozhkov,
Celine Condorelli
Cevdet Erek
Corey McCorkle
Christodoulos Panayiotou
Wael Shawky

Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi ile New York’taki Artists Space’in işbirliğiyle düzenlenen, Vasıf Kortun ve November Paynter’in küratörlüğünü yaptığı bir dizi serbest proje ve sergiden oluşan Sütunlar Bize Güç Verdi, 8 Temmuz – 1 Ağustos tarihleri arasında New York’ta gerçekleştirilecek. Etkinlik, Platform’un daha önce birlikte çalıştığı uluslararası sanatçılar, İstanbul Misafirleri Programı katılımcıları ve New York’tan sanatçılarla hayata geçirilecek.

Proje ve sergiye; Hüseyin Bahri Alptekin, Can Altay, Burt Barr, Daniel Bozhkov, Celine Condorelli, Jeremiah Day, Cevdet Erek, Corey McCorkle, Christodoulos Panayiotou ve Wael Shawky katılacak. Ayrıca, Krist Gruijthuijsen’in küratörlüğünde, Ben Kinmont, Lisa Oppenheim, Adam Pendleton, Julika Rudelius, Alexandre Singh ve Jordan Wolfson ise davetli olarak yer alacak.

Sütunlar Bize Güç Verdi, ortaklıkların birbirini etkilediği ilişkilere bakarak, yapısal parametrelerin olmadığı bir durumda, kurumları canlı tutan düşünsel destek noktalarını değerlendiriyor. Platform, bu anlamda, 8 yıllık gelişimi boyunca kuruma destek olmuş sanatçıları değerlendiriyor. Sergideki kimi işler, Can Altay ve Jeremiah Day örneğinde olduğu gibi, yoğun ve çokkatmanlı bir İstanbul araştırmasının ürünü olarak ortaya çıkıyor. Daniel Bozhkov’un çeviri ve göç üzerine bir hikaye anlatmaya yoğunlaşan işinin odağında, sanatçının ailesinde duran, arka yüzeyinde Osmanlıca yazılı olan bir pırlanta bulunuyor. Celine Condorelli’nin çalışma odasında Aziz Jerome’u konu alan Rönesans resmi projede gerçek bir mekana dönüşüyor.

Sergideki diğer işler arasında Wael Shawky’nin “Telematch Suburb” ve Burt Barr’ın otoportre videoları yer alıyor. Corey McCorkle’un Florya’da gerçekleştirdiği “Hayvanat Bahçesi” fotoğrafları, Christodoulos Panayiotou’nun “Wonderland” adlı dia enstelasyonu ve Hüseyin Bahri Alptekin’in “Karakum” enstalasyonu da sergide yer alacak. Celine Condorelli’nin enstalasyonu bir yayın toplama noktası olarak, Platform’un, ilk kez 2006’da Frieze Art Fair’de gerçekleştirdiği projeyi yenileyecek. Cevdet Erek sergi boyunca mekanda çalışacak, davetliler (cordially uninvited) ile katılımcıların proje ve performansları, Platform’un geçmiş konuklarından Krist Gruijthuijsen’in küratörlüğünde, 14 – 18 Temmuz tarihleri arasında Soho’da gerçekleştirilecek. Serginin öteki düzenleyicileri ise Artists Space’de Meredith Johnson ve Amy Owen olacak.

“Sütunlar Bize Güç Verdi”, Amsterdam’daki The Dedalus Foundation, Mondriaan Foundation ve Moon and Stars tarafından destekleniyor.

Platform Garanti: 2007’in sonunda Garanti Galeri ile birlikte yapısal değişim, birleşme ve genişleme sürecine giren Platform Garanti, bu süreçte İstanbul’daki sergilerine ara vermişti. Platform, binadaki renovasyon çalışmaları sırasında “İstanbul Misafirleri Programı”, arşiv, kütüphane ve konferanslarını geçici mekanından yürütürken, aynı zamanda Westfälischer Kunstverein, Munster, Almanya; INSA Art Space, Seul, Kore; Maison Folie de Wazemmes, Lille, Fransa’da farklı sergiler gerçekleştirdi. Platform, Artists Space’de misafir program düzenleyicisi olarak, bu dönemi bir dizi etkinlikle geçiriyor.

New York’un ilk alternatif mekanlarından biri olan Artists Space, video, elektronik medya, peformans, mimari ve tasarım gibi alanlarda çalışan güncel sanatçıları desteklemek üzere 1972 yılında kuruldu. Artists Space’in var oluş nedeni, sanatta deneyimselliği ve güncel kültürde diyaloğu desteklemektir. Platform ve Artists Space’in kurumsal benzerlikleri arasında, yerel sanat ortamlarını değerlendirmek, misafir sanatçı programları ve tartışmalarına yer vermek bulunuyor.

Comments Off

İstanbul Misafirleri Programı Açık Atölye Günü

27 Haziran ’09 / Cumartesi, 14:00-18:00

Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi’nin 2003′den beri devam eden İstanbul Misafirleri Programı (İMP) kapsamında İstanbul’da bulunan sanatçılar atölyelerini ve üzerinde çalıştıkları projeleri ziyaretçilerle paylaşacaklar.

Katherine Hymers:
Platform Garanti 3. kat, Stüdyo no:5
14:00-14:15
Katherine Hymers’ın işlerindeki görüntü kullanımı sinemadaki anlatım alışkanlıklarına şiddetle direnmekte. Açık Atölye Günü’nde Hymers, üzerinde çalıştığı Untitled’ı (Abandon) sunacak. İki ekranlı video sanatçının İstanbul’da çektiği birbirinden bağımsız iki görüntüyü, ortak bir anlatının parçalarıymış gibi bir araya getiriyor. Hareket ya da hareketsizlik, zamanın akışında hissedilir bir gerilim yaratmak için kullanılıyor. İki imaj arasındaki çelişki sergilenirken, aynı zamanda izleyicilerin bu görüntüyü bir bütün içinde algılamaları yüreklendiriliyor.

Can Altay:
Platform Garanti 3. kat, Stüdyo no:4
14:20-14:35
Can Altay, kendisiyle aynı dönem içerisinde Platform’da bulunan Jeremiah Day ile geliştirdikleri ortak proje hakkında konuşacak. Popüler ama bir o kadar da riskli bir sokak yemeği olan midye dolma üzerinden İstanbul’un çeşitli dinamiklerine bir bakış niteliği taşıyan bu çalışmada, ikili, birbirinden bağımsız gözüken anlatı parçalarını biraraya getiriyor. İkili, “Boğaz’ın Böbrekleri” olarak da bilinen midyelerin içlerinden geçen suyu filtrelerken tuttukları kimyasal izlerin yanısıra daha soyut ve kentin sosyal, ekonomik ve siyasi coğrafyalarına dair izler de barındırdığı kanısında.

Frenchmottershead:
Platform Garanti 3. kat, Stüdyo no:3
14:40-14:55
Rebecca French ve Andrew Mottershead kimlik, sosyal gelenekler, günlük kamusal ve özel alan üzerine işler üretiyor. Şimdiye kadar Brezilya, Çin, İngiltere, Finlandiya, Romanya ve Slovenya’da gerçekleştirdikleri “SHOPS -DÜKKANLAR” projesini İstanbul’da sürdürmekteler. Farklı dükkan sahipleri ile görüşerek bu dükkanlar çevresinde örülen iletişim ağlarını, kültürü, günlük yaşam unsurlarını incedikleri fotoğraf projesi 2009 yılı sonunda bir sergi ve yayın olarak tamamlanacak.
http://shopsproject.blogspot.com

Stefanos Tsivopoulos:
Platform Garanti 4. kat, Stüdyo no:1&2
15:00-15:15
“Filmlerim, arşivlerin ve sinemanın, tarihi ve politik olayları araştırmak üzere kullanılması şeklinde tanımlanabilir. Yeni projem “As Others Continue to Fall” (Diğerleri Düşmeye Devam Ederken), miras kalan anıtların topluma yakınlığı sorusunu ortaya atıyor. Anıt (monument) kelimesi, latince ‘monere’ den geliyor, yani ‘uyarmak’, ‘hatırlatmak’ anlamını taşıyor. Bu durumda, etrafımızda gördüğümüz anıtlar bize tarihsel olayları hatırlatmak yerine politik gücün nasıl kötüye kullanabileceği konusunda bizi uyarmak üzere yapıldığında ne olur?”

Hans Rosenström:
Platform Garanti 4. kat, Stüdyo no:3
15:20-15:35
Hans Rosenström, Hasankeyf’te kamerayı Dicle nehrinin akışına bırakarak çektiği videosunu Açık Atölye’de sunuyor. Nehrin doğal akışı kamerayı Hasankeyf’in içinde taşırken görüntüler manzarayı tanımlıyor. Video, doğal ve kültürel oluşumların birbirinin içine geçtiği, uzun zamandır değişim içinde olan bir bölgeyi gösteriyor.

Asli Cavusoglu:
Platform Garanti 4. kat, Stüdyo no:4
15:40-15:55
Aslı Çavuşoğlu, Açık Atölye Günü’ne son işleri ile katılıyor. Dünyayı Nasıl Dolaştım? Sanatçının hazır seyahat turları görüntülerinden yararlanarak yeniden kurguladığı bir video. William Blake okudum, orjinali bir Karadeniz türküsü olan şarkının sözlerinin sanatçı tarafından yazılmış ve kaydı payvon müzisyenleri eşliğinde yapılmış hali. Dünya saati ve Hiçbirşey İstemeyen Adam ise el yapımı iki adet kitap.

Alina Viola Grumiller:
Platform Garanti 4. kat, Stüdyo no:5
16:00-16.15
Alina Viola Grumiller, Açık Atölye Günü’nde City Dialogues (Kent Dialogları) isimli işini gösterecek. Bu iş, sanatçının Viyana, New York ve İstanbul’da çeşitli kişilerle gerçekleştirdiği konuşmaların ses kayıtlarının metinlerinden oluşuyor. Platform’daki dönem içinde yazıya dökülen bu konuşmalar, bir video ya da kitap olarak tamamlanacak. Sanatçı ayrıca The Tree on the Hill ve The Serpentine Road isimli iki resmini de gösterecek.

Emre Hüner:
Platform Garanti 5. kat, Stüdyo no:3
16:20-16:35
“Şu anda özellikle soğuk savaş dönemi Amerikan ve Rus kültürü, edebiyatı ve sineması referanslı yeni işimin araştırma safhasındayım. Bu iş, propoganda filmleri, mimarisi ve bilimiyle ilişkili. Özellikle NASA uzay programları, Walt Disney animasyonları, dünya fuarları, 80′li yılların Hollywood kült bilim kurgu filmlerini inceliyorum. Araştırmam için, bazen işlerimin çıkış noktasını oluşturan internet üzerindeki görsel, kitap, dergi, koleksiyon malzemeleri sitelerini tarıyorum”.

Karolin Fişekçi:
Platform Garanti 5. kat, Stüdyo no:4
16:40-16:55
Sanatçı, Platform’daki çalışma dönemi sırasında yaptığı resimler üzerine bir sunum yapacak.

ha za vu zu:
Platform Garanti 4. kat, Stüdyo no:6
17:30
Sanatçı kollektifi ha za vu zu stüdyolarında bir performans gerçekleştirecekler.

Açık Atölye Günü’ne katılan sanatçılar Arts Council, İngiltere; EU Culture Fund, FONDS BKVB, Hollanda; FRAME, Finlandiya ve Platform Garanti tarafından destekleniyor.

Comments Off

Platform Garanti ve Can Xalant Misafir Sanatçı Programları Arasında Değişim Programı

Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi ile Barcelona merkezine 30 dakika uzaklıkta olan Mataro’daki Can Xalant Center for Contemporary Art arasında gerçekleştirilen misafir sanatçı programları sanatçı ya da küratör değişim projesi çerçevesinde, Sonbahar 2009 için dosya kabulü başlamıştır.

Özellikle video ve ses üretimiyle ilgilenen, yeni medyayla çalışan sanatçılar için hazırlanmış olan Can Xalant Programı için son dosya teslim tarihi 1 Temmuz Çarşamba 2009′dur.

Programın süresi 6 haftadır (Eylül – Ekim 2009). Seyahat, İspanya içi dolaşım, yaşam, konaklama ve kısmi üretim giderleri Platform ve Can Xalant tarafından karşılanmaktadır.

Can Xalant görsel sanatların ve güncel tartışmaların üretimi üzerine Mataro’da kurulmuş ilk merkezdir. Can Xalant’ın amacı görsel sanatların araştırılması ve üretimi sırasında gerekli olan programları sunmaktır. Merkez bu amacını, düzenlediği atöyle çalışmaları, sergiler, eğitim programları, misafir sanatçı programı, değişim programları ve yayınladığı basılı malzemeler ile sürdürmektedir.

Dosyalar, Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi’nden bir kişi ve 2 bağımsız seçiciden oluşan komite tarafından incelenecek ve aralarından Can Xalant’a toplam 5 dosya gönderilecektir. Nihai seçimi Can Xalant yapacaktır. Başvuracak olan sanatçı ve küratörlerden program süresince yapmayı düşündükleri proje ya da araştırma hakkında bir dosya sunmaları beklenmektedir.

Programa bir sanatçı seçilmesi durumunda Can Xalant’daki stüdyolardan, video/ses kaydı, post-prodüksiyon ekipmanlarından yararlanabileceği gibi ihtiyaç halinde merkez tarafından teknik ekip de sanatçıya sağlanacaktır.

Platform Garanti ve Can Xalant değişim programına birinci yılda Cevdet Erek, ikinci yılda ise Erkan Özgen katıldılar.

Başvuru detaylarını burada bulabilirsiniz.
Internet yoluyla başvuru ve URL kabul edilmemektedir. Başvuru dosyaları geri yollanmaz.

Başvuru Teslim Adresi:
Garanti Galeri – Platform Garanti
Istiklal Cad. No: 115A, Beyoglu, Istanbul, 34430, TR
T: 90 212 293 23 61
F: 90 212 293 83 27

Salı > Cumartesi
10:00 – 18:00

Comments Off

Haritada Boş Noktalar: Devletin Gizliliği ve Görünür Olanın Sınırları

Trevor Paglen
26 Haziran Cuma, 18.00

“Disiplinlerötesi” Konferans Dizisi – 12
Garanti Galeri–Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi ve 11. Uluslararası İstanbul Bienali
Kırmızı İplik Konuşma ve Sohbetler Dizisi işbirliğiyle gerçekleştirilmektedir.

Coğrafya uzmanı ve sanatçı Trevor Paglen bizleri devlet sırlarının, örtülü ödeneklerin, gizli askeri üslerin ve “kayıp edilmiş” insanların dünyasında, askeri oluşumların ve istihbarat kurumlarının içyüzünü bilen kişilerce “kara dünya” olarak adlandırılan bir alanda yolculuğa çıkarıyor. Paglen, Nevada çölünde “var olmayan” Hava Kuvvetleri ve CIA üslerinden, Afganistan’daki gizli hapishanelere ve yaşadığımız yere ürkütücü derecede yakın olan çok daha puslu “kara bölgelere” doğru katettiğimiz bu yolda, konuşmasıyla bize rehberlik ediyor. Çalışmaları boyunca ürettiği ve topladığı yüzlerce imgeyi kullanarak, “kara dünya”nın iç çelişkilerinin, güncel zamanlar hakkındaki düşüncelerimizin bağlamını oluşturan tuhaf görsel, estetik ve epistemolojik kuralları nasıl yarattığını gösteriyor.

Trevor Paglen Berkeley, California’da yaşayan bir sanatçı, yazar ve California Berkeley Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nde çalışan bir deneysel coğrafya uzmanı. Paglen, dünyayı anlamak üzere alışılmadık, ancak üzerinde titizlikle çalışılmış yöntemler inşa etmek için toplumsal bilimler, güncel sanat ve daha karanlık disiplinler arasındaki sınırları kasten bulanıklaştırıyor.

Sanatçının işleri, Berlin’de Transmediale.08 Festivali’nde, Pittsburgh’da Andy Warhol Müzesi’nde (2007), Philadelphia’daki Güncel Sanat Enstitüsü’nde (2007) ve Kunstraum Munich’te (2006) sergilendi.

Paglen’in, A.C. Thompson ile birlikte yazdığı ve 2006 yılında Melville House tarafından yayımlanan ilk kitabı Torture Taxi: On the Trail of the CIA’s Rendition Flights (İşkence Taksisi: CIA’in Hayalet Uçuşlarının İzinde), ABD Merkezi Haber Alma Teşkilatı’nın (CIA) “olağandışı teslimat” programı hakkında sistematik bir bilgi sunan ilk kitap oldu. Yine Melville House tarafından 2007 yılında yayımlanan ikinci kitabı I Could Tell You But Then You Would Have to be Destroyed by Me (Sana Anlatabilirdim Ama Sonra Seni Yok Etmem Gerekirdi) ise okurlarına “kara” askeri programların görsel kültürünü inceleyen bir çalışma sunuyor.

Mekân daha sonra açıklanacaktır

Comments Off

Hüseyin Bahri Alptekin: Global Mockery


Hüseyin Bahri Alptekin: Global Mockery
[Küresel Güldürü]
maison Folie de Wazemmes, Lille, Fransa
30 Nisan – 7 Temmuz, 2009

Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi, Europe XXL Lille 3000 kapsamında, Hüseyin Bahri Alptekin’in vefatının ardından gerçekleşecek olan ilk kapsamlı sergiyi düzenledi.

Europe XXL Lille 3000 Lille Bienali: 20 yıl önce Berlin duvarının yıkılmasıyla yeniden tanımlanan Yeni Avrupa’yı bienal kapsamında keşfetmeye çalışıyor. “Europe XXL: East is the new West is the new East…” başlığı altında Berlin, Budapeşte, Varşova, Zagrep, Moskova gibi kentlerin yanında İstanbul da var. Bu çerçevede Platform Garanti, Hüseyin Alptekin; Garanti Galeri ise, “Mapping Istanbul” projesi ile bienalde yer almaktalar. Bienal 14 Mart – 12 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşiyor.

maison Folie de Wazemmes’in iki katında gerçekleştirilen “Hüseyin Bahri Alptekin: Global Mockery sanatçının Heterotopya, Winter Depression, Karakum gibi enstelasyonları ve 2007 Venedik Bienali, Türkiye Pavyonu’nunda yer alan, fotografik sekansların ardarda getirilmesinden oluşan Incident-s gibi videoları izlenmekte.

Sergideki işler, Hüseyin Bahri Alptekin’in araştırmalarının ana kanallarına değinmekte. Örneğin, 1989 yılında Berlin Duvarı’nın çöküşü ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından tasarımcısı anonim, hiyerarşilere rağbet etmeyen, serbestçe dolaşan imge ve nesnelerin birbirlerine dokunmalarını, yan yana durmalarını, üst üste gelmelerini irdeleyen Heterotopya aynı zamanda sanat eserinin ontolojik bir nesne olduğunu göstermekte. Winter Depression enstelasyonu ise depresyonun bir zaman kipi olduğu kadar, mekanın ortasında duran divanla bir yer kipi de olabileceğini hatırlatıyor. Karakum enstelasyonu “değerli” olanla “kayda değer bulunmayan” kültürel imgeler arasındaki karşılıklı geçişlere işaret etmekte. Devasa bir ucuz plastik torba olan Karakum Camel sigarasının paketinin üzerindeki imgenin apartılıp yerelleştirilmesinden oluşmuş. Üzerinde “Disposed in Middle Asia” [Orta Asya'ya yayılmış] yazan torbanın geldiği “özgün” sigara paketi de egzotik ve klişe bir Orta Doğu imgesinden apartılmaktaydı. İmgenin göçebeliği, bunun gibi sıradan, “taklit” torbaların kullanıcılarının da yerlerinden edilmişler olduğunu hatırlatmakta.

Hüseyin Bahri Alptekin’in arşivi ve kütüphanesini bünyesinde barındıran Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi aynı zamanda sanatçının hayatı ve eserleri üzerine detaylı bir araştırma yürütmektedir.

Comments Off

Adrian Paci Konuşması

4 Nisan Cumartesi, 14.00
Garanti Galeri ve Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi / 5. Kat
Garanti Han 115A, İstiklal Caddesi

Adrian Paci, kişisel deneyimlerini yeniden yaratırken, belgesel nitelikli düz bir sunumdan ziyade geleneksel hikaye anlatım yöntemlerini kullanıyor. Kendi düğününde çekilen video görüntülerini tabloya dönüştürebiliyor (Düğün / The Wedding, 2003), ailesinin Arnavutluk’tan İtalya’ya göç hikayesini kızının anlatımıyla masalsı bir ifadeyle kayda geçirebiliyor (Arnavut Masalları / Albanian Stories, 1997).

Adrian Paci, WHW’nin düzenlediği Yamuk Bakmak / Looking Awry (apexart, 2003); Balkanların Geçitlerinde / In the Gorges of the Balkans (Kunsthalle Fridericianum, Kassel, Germany, 2003); New Video, New Europe, (Tate Modern, London, 2004); Biennial of Sevilla, (2004) gibi birçok sergiye katıldı. Moderna Museet, Stockholm; Contemporary Arts Museum Houston; PS1/Museum of Modern Art, New York; Museum Am Ostwall, Dortmund’da kişisel sergiler açtı.

4 Nisan’dan itibaren Outlet//İhraç Fazlası Sanat Galerisi‘nde gerçekleştirilecek “Kişilik Krizi” adlı sergide, sanatçının 2007 tarihli Centro di Permanenza Temporanea adlı fotoğraf ve video işi izlenebilir. Sergide, savaş, yoksulluk ve eşitsizliğin tetiklediği koşullarda göç, sürgün ve bekleyiş döngüsünü düşündüren Centro di Permanenza Temporanea, aprondaki bir dizi insanın uçağa binmek üzere merdivenlerden çıkmaları ve aslında var olmayan bir uçağı beklemeleri konu alınıyor. Uzaktan, uçakların iniş ve kalış sesleri duyulmakta ancak bekleyenlerin durumunda bir değişiklik olmamaktadır. Yapıtın adı, İtalya’daki kaçak göçmenlerin bekletildiği kamplara gönderme yapıyor.

1969’da Arnavutluk’ta doğan Adrian Paci, Arnavutluk Sanat Akademisi’nde öğrenim gördükten sonra 1990’ların ortasında ailesiyle İtalya’ya göç etmek zorunda kaldı. Doğduğu topraklarla bağını sürdüren sanatçı, göç, yoksulluk ve köksüzlük deneyimlerinden yola çıkarak bir dizi son derece güçlü eser üretiyor.

Konuşma, İngilizce yapılacak.

Comments Off

Bilgiyi İnşa Etmek

“Disiplinlerötesi” Konferans Dizisi – 8

28 Şubat, Cumartesi, 17:30

Garaj Istanbul

Tomtom Mahallesi, Yeni Çarşı Caddesi,

Kaymakam Reşat Bey Sokağı, No:11a Galatasaray


GG ve Platform’un “Disiplinlerötesi” konferans dizisi
Nikolaus Hirsch’i ağırlıyor

Garanti Galeri ve Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi, “Disiplinlerötesi” Konferans Dizisi’nin sekizincisinde, Nikolaus Hirsch’i ağırlıyor. Hirsch, 28 Şubat Cumartesi günü saat 17:30’ta Garaj İstanbul’da yapacağı Bilgiyi İnşa Etmek konulu konuşmasıyla, son dönem projeleri çerçevesinde sergi mekanı hakkındaki tartışmalara katkıda bulunacak. European Kunsthalle için geliştirmekte olduğu ve 2008’de Showroom’da (Londra) sergilenen “Mükemmel Ceset” (Exquisite Corpse) adlı kurumsal modeliyle, Delhi’de gerçekleştirilen ve Manifesta 7’de de gösterilen “Cybermohalla Hub”a göndermede bulunarak, kalıcı ve değişken mekansal oluşumlar arasındaki ilişkiyi sorgulayacak.

Nikolaus Hirsch
Frankfurt kökenli mimar. Städelschule’de ders veriyor. Londra’daki Architectural Association’da, Giessen Üniversitesi Uygulamalı Tiyatro Çalışmaları Enstitüsü’nde ve Philadelphia’daki Pennsylvania Üniversitesi’nde çeşitli akademik görevlerde bulundu. Çalışmaları arasında, ödül kazanmış olan Dresden Sinagogu, Hinzert Arşiv Merkezi gibi yapılar ile Bruno Latour ve Peter Weibel tarafından düzenlenen “Making Things Public” (ZKM) ve “Indian Highway” (Serpentine Gallery, 2008) gibi sergilerin mekan düzenlemeleri yer alıyor. Hirsch’in kurumsal modeller üzerine araştırmaları, William Forsythe ile birlikte gerçekleştirdikleri Bockenheimer Depot Theather, Anton Vidokle ile birlikte Berlin’de gerçekleştirdikleri Unitednationsplaza, European Kunsthalle, Delhi’de Cybermohalla Hub ve Rirkrit Tiravanija’nın “The Land” işi için yapılan bir stüdyo yapısı gibi projelerle sürüyor. Hirsch’in çalışmaları “Neue Welt” (Frankfurter Kunstverein, 2001), “Utopia Station” (2003 Venedik Bienali), “Can Buildings Curate” (Architectural Association, Londra ve Storefront Gallery, New York, 2005), Thomas Bayrle’nin “40 Years Chinese Rock’n Roll” (MMK Frankfurt, 2006) ve “Horn Please” (Kunstmuseum Bern, 2007) sergilerinde gösterildi. Berlin Volksbühne’deki “ErsatzStadt: Representations of the Urban” sergisinin küratörlüğünü yapan Nikolaus Hirsch, aynı zamanda Goldsmiths Üniversitesi’ndeki “Curating Architecture” programının bir üyesi. Mimari, sanatsal ve küratöryel modeller arasındaki ilişki üzerine makale ve röportajlarından derlenen “On Boundaries” adlı kitabı, 2008 yılında Sternberg Press tarafından yayımlandı.

Comments Off

“Kırmızı İplik” Konuşma ve Sohbetler dizisi-3

11. İstanbul Bienali

Brian Holmes ve Claire Pentecost
Kıtaların Kayması: Algı Politikaları

17 Şubat Salı, 18.30
Garanti Galeri ve Platform GrantiGüncel Sanat Merkezi / 5. Kat
Garanti Han 115A, İstiklal Caddesi

1970′lerden bu yana ilk kez bir ekonomik kriz, küresel kalkınma modelinde muhtemel değişiklikler gündeme getirecek ölçüde jeopolitik güç dengelerini altüst ediyor. Bu potansiyel dönüşüme sanatçılar nasıl katılabilir? Farklı yaşam biçimleri ve yeni yarınlar düşlerken, ortaya çıkabilecek en kötü sonuçlar konusunda bizi nasıl uyarabilirler?

İstanbul’da -ya da New York’ta, Delhi’de veya Şanghay’da- fotoğraf makinenizle, gözlerinizi dört açarak dolaşın: Şehrin ulusötesi ağların bir parçası olarak nasıl işlediğiyle ilgili muazzam bir bilgiyle karşılaşır, ancak ulusal veya bölgesel ekonomi, siyasi partilerin oluşumuna yön veren kültürel koşullar veya zihin yapıları ve davranış biçimlerindeki uzun vadeli değişimlerle ilgili hemen hiçbir bilgi edinemezsiniz. Günümüz toplumunun dolaşım örüntüleri yapısal bir körlüğü besliyor. Son dönemde tanık olduğumuz sosyal bilimleri sanatsal pratiklerle bir araya getirme çabaları her düzeyde (küresel, kıtasal, ulusal, bölgesel, kişisel) değişim algısı için esas niteliğinde. Ancak her tahlil, karşımıza kendi bakış açısı, çıkarları ve önyargılarıyla yüklü olarak çıkıyor. Bizi ilgilendiren ise, toplumsal olaylara katılabilen, hatta onları üretebilen ve bunu yaparken de eylemlerinin biçimi, süreci, anlamı ve amaçlarıyla ilgili eleştirel sorular oluşturan deneysel gruplar. Bu gruplar, fikirleri deneyim ve kamusal tartışmalarla sınama yoluyla gözlerini açabilir ve daha geniş bir çerçevede paylaşılabilecek vizyonları ortaya koyabilirler.

Brian Holmes ve Claire Pentecost, geçtiğimiz dört yıl boyunca New York’taki 16 Beaver Grubu ile işbirliği içinde düzenledikleri jeopolitik değişimin gündelik hayata etkilerine odaklanan “Kıtaların Kayması” başlıklı otonom seminerde sanatçıları, toplumsal kuramcıları ve aktivistleri bir araya getirdiler. Bu kapsamdaki en son seminer Hırvatistan’ın Zagreb kentinde, WHW / What, How and for Whom (Ne, Nasıl ve Kimin için) küratör kolektifi ile işbirliği halinde düzenlendi.

Ayrıntılı bilgi:

Brian Holmes Yazıları
ve
Public Amateur

Konferans dili İngilizcedir.

Comments Off

Nasıl önem vermeli?

Destek Üzerine Konuşmaları

Cuma, 30 Ocak 2009, 18:30
Nasıl önem vermeli?: Jan Verwoert

Osmanlı Bankası Müzesi
Konferans Salonu
Bankalar Caddesi, 11, Karaköy

Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi’nin “İstanbul Misafirleri Programı” kapsamında Türkiye’de bulunan mimar ve sanatçı Celine Condorelli’nin düzenlediği “Destek Üzerine” adlı konuşma dizisi Jan Verwoert ile devam ediyor.

Dizinin dördüncü buluşmasını oluşturan “Nasıl önem vermeli?” adlı konuşma, 30 Ocak 2009 Cuma günü saat 18:30’da, Osmanlı Bankası Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Jan Verwoert bu konuşmasında, bizi siyasi etik sorusuna geri döndüren önem kavramının nasıl en belirgin destek unsuru olduğunu araştırıyor: “Şimdi ve gelecekte, kendimiz ve başkaları için daha iyi bir hayat yaratmak üzere ne yapılması gerektiğini nasıl bilebiliriz?” Borçluluk ve yetki arasındaki bağ doğrultusunda düşünmek için, Rus şair Anna Akhmatova’nın nasıl ve neden yazar olduğunu anlattığı hikayesini hatırlayalım. 1930 yılında oğlunun politik mahkum olduğu Leningrad hapishanesinin dışında bekleyen Akhmatova’ya, yine oğlu mahkum olan bir kadın tarafından bir soru yöneltilir: “Bunun hakkında konuşabilir misin?” Akhmatova, evet demesi gerektiğini – daha doğrusu diyebileceğini- fark eder ve o anda kendisini hem borçlu hem de yetki verilmiş bulur.

Kendini birşeye adama siyasetini uygulamak ve birşeyi yapabilmek için ehliyetinizin bir şartı olarak kendinizin bir başkasına borçlu olduğunu fark etmek, önem vermenin değerini kabul etmektir. Birşeyi yaparsınız çünkü başkasını veya başka birşeyi önemsiyorsunuzdur. Bu önemseme, size harekete geçme gücünü verir. Bu sadece önem verdiğiniz birisi veya birşey için harekete geçmemek sözkonusu olmadığından dolayı böyle değildir. Ya da gerçekten önemsediğiniz şey bunu gerektirdiğinden de böyle değildir. Buna değinmek bizi iki ayrı mücadeleyle karşı karşıya getiriyor:
1. Aracılığımızın koşullarını kendi ifadelerimizle tanımlayabilmek için anlamak ve
2. icra ettiren sosyal baskıya meydan okumak ve tüketimin baskıcı (kontrolcü) seçeneklerinin verdiği sözlerden kaçınmak için yardımcı olan başka bir aracılığı ve toplum düzenini hayal etmek.

Jan Verwoert Berlin’de yaşayan bir sanat eleştirmenidir. Munich Kunstverein’in danışma kurulu üyesi olmakla beraber İsveç’teki Umea Akademisi ve Londra’daki Kraliyet Sanat Akademisi’nde (Royal College of Art) güncel sanat ve teori alanlarında misafir profesörlük yapmaktadır. 2005′ten bu yana da Rotterdam’daki Piet Zwart Enstitüsü’nde ‘Imagined Communities’ seminerinde ders vermektedir. Yardımcı editörlüğünü yaptığı “Frieze” dergisinde çalışmanın yanı sıra, Afterall, Metropolis M, Springerin ve sanatçı kataloglarında güncel sanat üzerine sıkça yazılar yazmaktadır. Verwoert, hedonist, romantik, kişisel, duygusal, melodramatik ve nükteli olan, arzuyu ifade eden, kimliğin veya fanatik kollektifliğin yöntemleriyle uğraşan ve popüler kültürle ilgili çekici, değersiz, tuhaf veya sapkın olan herşeyi araştıran sanattan büyülenmiştir.

Garanti Galeri ve Platform Garanti’nin ev sahipliği yaptığı “Destek Üzerine” British Council tarafından destekleniyor.

Jan Verwoert konferansı Goethe Institute, İstanbul tarafından desteklenmektedir.

Comments Off

Demokrasi İnşa Etmek

Destek Üzerine Konuşmaları
Cuma, 23 Ocak 2009, 18:30
Demokrasi İnşa Etmek: Andrea Philips

Osmanlı Bankası Müzesi
Konferans Salonu
Bankalar Caddesi, 11, Karaköy


Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi’nin “İstanbul Misafirleri Programı” kapsamında Türkiye’de bulunan Mimar ve Sanatçı Celine Condorelli’nin düzenlediği “Destek Üzerine” adlı konuşma dizisi Andrea Philips ile devam ediyor.

Dizinin üçüncü buluşmasını oluşturan “Demokrasi İnşa Etmek” adlı konuşma, 23 Ocak 2009 Cuma günü saat 18:30’da, Osmanlı Bankası Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Andrea Phillips konuşmasında, politik, kültürel ve kurumsal, çoğu kamusal mekan oluşumunun, öznelerine farklı kullanımları dayatmasının nasıl eleştirilebileceğini gösteriyor.

Andrea Phillips’in konuşması, kamusal mekan ve demokrasi arasındaki önemli ilişkiye ve bu ilişkinin kentsel çevre içindeki davranışlarımızla; içinde hareket ettiğimiz ve davrandığımız koşullarla nasıl biçimlendiği üzerine odaklanıyor. Burada, angaje kültürel pratiklerin kamusal mekanın oluşumunu destekleme becerisi ve böylesi bir birlikteliğin doğasının nasıl olması gerektiği sorgulanıyor.

Andrea Phillips, Goldsmiths Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü’nde okutmanlık yapıyor ve “Curating Architecture” bölümünün başkanlığını yürütüyor. Phillips, araştırma alanı olarak güncel sanat, mimari ve güncel sosyopolitik fikirlere; güncel sanat ve siyaset felsefesi içindeki hareket, değişkenlik ve akışanlığa odaklanıyor. Üzerinde çalıştığı araştırma projesini küratörlük uygulamalarıyla (toplama, sergileme, üleştirmek ve en geniş anlamıyla kültürel ürüne değer verme) mimari uygulamalar (düşünmek, inşa etmek, yapılı çevreyi yerleştirmek) arasındaki ilişkileri araştıran bir dizi seminer ve atölye çalışmaları oluşturuyor.

“Destek Üzerine”, British Council tarafından destekleniyor.
Ek destek, Goethe Institute İstanbul tarafından sağlanıyor.

Comments Off

Galerist Gazete PiST Röportajı / Eylul 2008

Esra Aysun’un Galerist Gazetesi için Didem Özbek ve Osman Bozkurt’la yaptığı söyleşi editör tarafından kısaltılarak yayınlandı. Aşağıda, röportajın tam metnini bulabilirsiniz.

GALERiST Gazetesi PiST Röportajı / Esra Aysun

Eylül 2008

Pangaltı’da eskiden bir bakkal, elektrikçi ve lokanta olarak faliyet gösteren 3 dükkan 2006 yılından itibaren PiST’in mekanı. İstanbul’un önde gelen sanatçı inisiyatiflerinden olan PiST ise sanat gündemini 16-19 Ekim 2008’de Londra’da gerçekleşecek Frieze Sanat Fuarı’na katılımı için aldığı davetle dolduruyor.

Şüphesiz, PiST’in Frieze’e katılımı İstanbul’ daki sanatçı oluşumları için yeni bir açılım yaratacak. Kurucuları Osman Bozkurt ve Didem Özbek ile konuştuk.

EAA-
PiST’ in bu güne kadar gerçekleştirdiklerine baktığımızda gerçekten ekibin iki kişiden oluştuğuna inanmak çok zor.
PiST öncelikle bir sergi alanı, hem farklı sanatçıların hem de sizlerin proje ve sergilerine ev sahipliği yapıyor. 7 gün 24 saat açık bir sergi vitrini var. Bunun yanısıra 2006 yılından beri yaptıklarınız arasında sanatçı konuşmaları serisi, sanatçı kitabı tanıtımları ve güncel sanat oluşumları arasında bir network kurulması için önemli bir adım olan sanatçı inisiyatifi toplantıları, film gösterimleri ve e-flux gibi çarpıcı uluslararası projeler var.
PiST’in daha geniş bir çevre tarafından tanınmasını sağlayan ise İstanbul’un büyük bir eksiğini kapatan güncel sanat listesi LiST oldu.
Siz hem bir sergi alanı ortaya çıkardınız hem sanatçıların biraraya geldiği bir platform yarattınız hem de yaşadığı, varolduğu bölge ile ilişkiye geçen komşularla ilişkili projeler geliştirdiniz

OB-
Evet, epey bir projemiz var ancak bütününe baktığımızda hepsinin belli bir çerçevede toplandığını görüyoruz. Yaşadığımız çevreyi ise gözardı edemezdik; PiST bizim de uzun yıllardır yaşadığımız bildiğimiz bir bölgede başladı ve projelerimizi paylaşmak için ideal bir zemin yarattı. Üretim sergileme ve çok amaçlı bir şekilde kullandık ve kullanıyoruz bu alanları.

EAA
Pangaltı da İstanbul için özel bir yer değil mi?

OB
Evet, uzun yıllardır burada yaşadığımız için bölgeyi çok iyi tanıyoruz. Bu bölgenin tarihi, dinamikleri, kozmopolit yapısı bizim üretimimizi de çok etkiliyor. Genel olarak İstanbul’un sokak hayatı ve dinamikleri bizim üretimimize ve PiST projelerine çok yansıyor. İstanbul bizim için bir ilham kaynağı.


PiST i kurarken Beyoğlu bölgesi dışında olmamız bizim için çok önemliydi. Özellikle LiST’in haritasında İstanbul’da güncel sanat mekanlarını yerleştirip bakınca Beyoğlu’ndan Tophane bölgesine doğru bir kayma olduğunu görüyoruz. Biz de Taksime 20 dakika yürüme mesafesindeyiz ama Şişli Belediyesi’ne bağlıyız. Hemen yanımızda Nişantaşı sanat galerileri, sinema ve tiyatrolarıyla geçmişten beri bir kültür alanı. Ama Nişantaşı ile bir izleyici alışverişimiz yok, PiST’in izleyicileri çoğunlukla Beyoğlu tarafından geliyor. Beyoğlu’nda olduğu gibi bir açılıştan diğerine gidemiyorlar ya da bir yerlere oturup birşeyler içemiyorlar, PiST için gelip geri dönüyorlar, bu yüzden sanırım halen ayrıcalıklı bir konumumuz var…

EAA
Pangaltı’dan Londra’ya yolculuk nasıl başladı?


Bunda ilk açıldığımızdan beri yaptığımız projelerle bir devamlılık yakalamış olmamız sanırım Frieze’e davet edilmemizde etkili oldu.

OB
Aslında bu 1.5 yıla yayılan bir süreç. Önce niyet olarak belirtildi ve birbirimizi tanıdığımız ve iletişimde olduğumuz bir süreç başladı. Frieze’den Amanda Sharp bize yazarak bizi davet etti ve Matthew Slotover İstanbul’a gelerek PiST’i ziyaret etti, devamında biz de Frieze’e giderek bir sonraki yıl ne geliştirebileceğimizi düşündük. Çok destekleyici ve olumlu davranarak bizi motive ettiler.

EAA
Aslında sizin sanatçı kimliğiniz de mutlaka bunda etkili olmuş olmalı. İnisiyatifi başlatmadan önce zaten ikiniz de sanatçı olarak İngiltere ile bir ilişkideydiniz.

OB
Evet benim en son Haziran 2007’de Londra’da katıldığım bir sergi var. November Payton’ın da küratörlerinden olduğu Tate Modern’de Tribune Hall’daki Global Cities sergisiydi. Türkiye’den Hüseyin Alptekin ve ben davet edildik. Ücretsiz gezilebilen bir alanda 1-1.5 milyon kişi tarafından işlerimin görülmüş olması benim için çok etkileyici bir tecrübeydi.


Londra benim de yüksek lisans eğitimim sırasında yaklaşık 3.5 yıl yaşadığım iyi bildiğim bir şehir. Bu yüzden Frieze ile bağlantı kurulduğunda kendimi rahat hissettim ama onlar da bize çok destekleyici ve rahat davrandılar. Açıkçası böyle iyi bir iletişim İstanbul sanat ortamında gerçekleşebilir miydi emin olamıyorum.

OB
Daha önce Türkiye’den Frieze’e 2 kurum katıldı: galeri olarak Galerist ve özel proje daveti alan Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi. Türkiye’de de hepimizin çabası bu: sanat ortamını geliştirmek; ve son dönemde fuarların yaptığı da bu, ticari sanat piyasasını daha sorunsuz işler hale getirmek. Ne yazık ki ancak son dönemde uluslararası sanat haritasında görünür olmaya başladık. Ama bu sadece fuarlarla değil, buradaki sanat üretiminin desteklenmesi ve Türkiye’li sanatçıların uluslararası dolaşımına girmesiyle olabilir.Ve işte bu haritaya daha çok yaklaştığımız için de bence Frieze artık Türkiye’yi fuarda daha çok görmek istedi.

EAA
Peki PiST olarak fuarda özel bir alanda mı konumlandırılacaksınız?


Hayır, bütün diğer galerilerden farksız olarak aynı çerçevede bir alanımız olacak. Bizim gibi kar amacı gütmeyen bir mekan daha olacak Frieze’ de ama kurumun ismini bilmiyoruz ve bizim de kar amacı gütmeyen bir mekan olmamızı telaffuz etmemizi istemiyorlar. PiST’de fuara katılan 150 galeriden biri olarak geçiyor katalogda.

EAA
Frieze size bu katılım için nasıl bir destek veriyor?


Sadece fuar alanı kiramızı karşılıyorlar ama geri kalan tüm harcamalar bize ait – ulaşım, sanat eserlerinin üretim ve nakliyesi ve kalış…Ve bizim hem kendimizi hem de ülkemizdeki çağdaş sanatı en iyi şekilde oraya taşımamızı bekliyorlar elbette.

EAA
Türkiye’ de güncel sanat için ayrılan bir devlet fonu ya da Amerika ve Avrupa’daki gibi güncel sanata fon ayıran gelişmiş bir vakıf sistemi olmadığını biliyoruz. Siz zaten bu yoklukta bir kurumu var ediyorsunuz, bir adım daha atıp bu yurtdışı projesini nasıl gerçekleştireceksiniz, bunun için bir destek arayışına giriştiniz mi?

OB
Frieze bizim için çok büyük bir proje ve Londra dünyanın en pahalı şehirlerinden biri. Epey bir bütçeye ihtiyacımız var. Gider kalemlerimiz: işlerin üretimi, nakliye, konaklama ve ulaşım v.s.
Özel kurumlardan destek arayışımız var ama varolan sponsorluk sistemi bizim gibi küçük oluşumları dikkate almıyor malesef.
Ama iyi bir gelişme de oldu, Canan Pak Frieze projesi için önemli bir destek verdi bize, hem maddi hem manevi. Canan Hanım olmasa Frieze için gerçekleştireceğimiz özel projeyi yapabilmemize imkan yoktu. Bu proje için gerekli olan endüstriyel üretimi Canan Hanım sayesinde yapabiliyoruz.

EAA
Bu da sanırım kurumları ikna edebilecek kişilerin sanatçılar değil ama sanatı tanıyan, bilen ve yaşayan kişiler olduğunu gösteriyor bize. Koleksiyonerler aslında birer sanat hamisi olarak sanatçı ve sanat destekçisi olabilecek kurumlar arasında bir bağ yaratabilirler.

OB
Evet çünkü inanç gerekiyor. Biz yaptığımız işe çok inanıyoruz ve bizimle bu inancı paylaşan kişilere ve kurumlara ihtiyacımız var. İstanbul 2010 AKB ile görüşmemiz ise halen devam ediyor. Türkiye’de ilk defa güncel sanat için ayrılmış bir fon var ve bu bizim için bir şans elbette. Görsel Sanatlar Yönetmenliği, Beral Hanım projemizi destekliyorlar ancak yapısal olarak bürokratik süreç çok uzun sürüyor maalesef.


PiST bugüne kadar projeleri için bir fon ya da sponsorluk desteği bulamadı. Aile desteği olmasa PiST varolamazdı açıkçası. Ama PiST’in Frieze’e gitmesi sadece bizim için değil İstanbul güncel sanat ortamı için de çok önemli bir gelişme. Biz orada İstanbul’da neler olduğunu göstereceğiz. Bizim oradaki başarımız İstanbul sanat ortamına daha çok dikkat çekecek.
Aylardır özel kurumlardan görüşme talep edip sponsorluk arıyoruz ve bahsettiğimiz o ortak dili yakalamakta zorlanıyoruz. Hep yakındığımız, dünyadaki negatif imajımızı en kolay düzeltecek, en kuvvetli medyum da sanat aslında. Umarım kurumlar gelecekte İstanbul’dan yurtdışına çıkacak başka sanat oluşumlarına daha çok destek olabilirler.

EAA
Peki Frieze’ de ne sergileyeceksiniz?

OB
Özel bir proje yapıyoruz. Türkiye’ den başka güncel sanatçıların da işlerinin olacağı bir sergi ve sanatçı portfolyoları olacak. Bu sanatçıların arasında hem genç hem de deneyimli sanatçılar var ; daha önce birlikte çalıştığımız ya da çalışmadığımız.


Biz kendi işlerimizin yanısıra –Osman Bozkurt ve Didem Özbek dışında- Frieze kapsamında temsil etmek istediğimiz sanatçıları davet ettik projemize: Fahrettin Örenli, Yang Ah Ham (Kore’li, Bu yıl Hermes ödülüne aday gösterildi Shangai Bienali’ne de katılıyor). Sefer Memişoğlu, Köken Ergun ve bu sene Berlin Bienali’nde işleri sergilenen Caner Arslan ve geçtiğimiz Haziran’ da ilk kişisel sergisini PiST’te açan İz Öztat olacak.

EAA
Neden sadece Türkiyeli değil uluslararası isimler?

OB
Biz sadece yerel bir sanat pratiği gütmüyoruz. Bulunduğumuz merkezin İstanbul olması çok önemli ama biz yurtdışında yaşayan diğer sanatçılarla da etkileşim halindeyiz.


Ve LiST de bizimle Frieze’e geliyor. İstanbul güncel sanat piyasasını görünür kılacak.

EAA
LiST oldukça ilgi uyandıran bir üretim oldu. Ama LiST’i bedava olarak 40.000 adet nasıl dağıtabiliyorsunuz İstanbul’da?

OB
LiST Didem’in Artist Information projesi kapsamında 10.Uluslararası İstanbul Bienali sırasında başlattığımız bir yayın. Önemli bir ihtiyaç karşıladığını düşünüyoruz ancak 40.000 İstanbul için yetersiz kalıyor aslında. İyi bir dağıtım ağımız var. Ayrıca idefixe sayesinde 10 bin adetlik bir bölümünü tüm Türkiye’deki kitap alıcılarına dağıtıyoruz.
LiST, katılımcı mekanların katkısıyla yayınlanıyor. Bir de listingde yer alan kurumların dışında reklam alanları var. Tüm maliyeti bu iki kaynakla karşılamaya çalışıyoruz.
LiST tamamen güncel sanata odaklanmış ve belli kriterler dahilinde mekanların yer alabildiği bir yayın. LiST’in yer verdiği sergi ve kurumları gezen bir izleyiciye bir güncel sanat seçkisi sunulmuş oluyor. Önümüzdeki sayılardan itibaren LiST için bir de danışma kurulu oluşturuyoruz. Bu kurul sanat profesyonellerinden oluşacak ve gelen kurum/mekan tekliflerini artk biz değil bu kurul değerlendirecek.

PiST olarak biz İstanbul sanat ortamının olabildiğince aktif, dinamik, kendini gösteren ve genişleyen bir profille devam etmesini önemsiyoruz. İzleyici sayısının artmasını istiyoruz ve LiST sayesinde sanat profesyonellerinin dışında farklı bir izleyici yarattığımıza inanıyoruz. Güncel sanatın ana medyada yerini bulamadığı ya da etkinlik haberleri arasında kaybolduğu durumda, LİST’le güncel sanatın görünürlüğüne katkıda bulunuyoruz.

EAA
PİST Frieze sırasında satış yapacak mı?

OB
Evet. Kar amacı gütmeyen bir mekan olarak varoluyoruz ama kar amacı gütmemek zarar etmek demek değildir. Giderlerimizi karşılamak için gelirimiz olmak zorunda ve bu geliri sağlayacak en önemli kaynak da sonuçta gene sanatçının üretimi için kullanılacak olan sanat işleri.


Sanatçı olmak, ve bunu profesyonel bir meslek olarak sürdürmek ekonomik bir durum gerektirir. İşlerinizin bir arz-talebi oluşur. Bizim gibi bağımsız mekanlar yurtdışında sanatçılarının işlerini satabiliyorlar, Türkiye’de de kendi yağımızda kavrulabilmek adına bunun yerleşmesini desteklemek gerektiğine inanıyorum. Çünkü bizde mekanların desteklenmesi için bir fon yok. Yurtdışında örneğin Hollanda’da olduğu gibi sadece kurumsal ve devlet desteği alarak iş yapan, hayatını sürdüren sanatçılar var. Aldıkları fonlarla bir yıl boyunca hem standard harcamalarını karşılayıp hem de proje üretebiliyor, farklı şehirlere gidip üretim yapabiliyorlar. Umarız ki sanata kurumsal fon desteği açısından 2010 yeni bir açılım yaratacak. Ama o da bitecek. Güncel sanat için kurumsallaşmış, kalıcı bir fon olması gerekiyor.

EAA
Frieze’ den önce ya da sonra PiST için bir değişim olacağını düşünüyor musunuz? Beklentiniz nedir?


Frieze 5 günlük çok heyecanlı bir dönem olacak ama asıl öncesinde hararetle yapacağımız enstalasyon ve götüreceğimiz işler için üretim ve fon arayışı aşamasındayız. Üretime ancak finansman sağlanınca başlayabileceğiz. Asıl vakit alan kısım bu fon arayışı oluyor. Ama tabii ki Frize’deki tecrübemizin bizi geliştireceğine inanıyoruz.

OB
Proje aşamasındaki işlerimizi yapmaya devam edeceğiz her zamanki gibi. Asıl ümidimiz Frieze sonrası bilinirliğimiz artacağı için destek bulmamızın kolaylaşması.

Dünyanın en önemli sanat organizasyonlarından birini yapan yöneticilerin İstanbul’ da bir mahalle arasına gelerek PiST’in ne yaptığını görmeleri ve bağımsız bir sanat mekanını Frieze’e davet etmeleri aslında İstanbul’a bir “şeyler” söylediklerini gösteriyor bizce.

Comments Off

Destek Üzerine Konuşma Dizisi Takvimi

Cuma 19 Aralık 2008, 18.30
Celine Condorelli
‘Destek Nedir?’

Salı, 30 Aralık 2008, 18.30
Wouter Davidts
Destek Üzerine: ‘Mimari ve Tahayyül’

Cuma, 23 Ocak 2009, 18.30
Andrea Phillips
Destek Üzerine: ‘Demokrasi İnşaa Etmek’

Cuma, 30 Ocak 2009, 18.30
Jan Verwoert
Destek Üzerine: ‘Metodolojiler’

Perşembe 12 Şubat 2009, 18.30
Celine Condorelli, James Langdon, Gavin Wade
Destek Üzerine: ‘Destek Yapıları’

Osmanlı Bankası Müzesi
Konferans Salonu
Bankalar Caddesi, 11, Karaköy

Aralık 2008 – Şubat 2009 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Destek Üzerine konuşma dizisi Platform Garanti’nin İstanbul Misafirleri Programı’na davet edilen mimar ve eleştimen Celine Condorelli düzenledi.

‘Destek’ fikrini tartışmak, sanat, mimari ve kültürel pratikler için olduğu kadar Garanti Galeri ve Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi’nin [GG ve PG] değişen vizyonu ve yeni kurumun önümüzdeki dönemdeki uygulamaları açısından temel bir gerekliliktir.

Celine Condorelli bu konu hakkındaki araştırmasını yeni kurumun güncel ilgileri bağlamında da geliştirmektedir. “Disiplinler” ve “destek” konularıyla ilgilenen mimar, eleştirmen, sanatçı ve küratörlerden oluşan konuşmacılar İstanbul’da Condorelli ile çalışarak projeye katkıda bulunacak, çerçeveler tarif edecek, “desteklemek” ve “eklemek” nosyonları hakkında metinler üzerine çalışacaklar. Proje, GG ve PG’nin da katılımıyla Sternberg Press tarafından 2009 yılında basılacak olan “Destek Yapıları” isimli bir kitapla noktalanacak.

Bu araştırma GG ve PG’nin nasıl bir kuruma dönüşeceği üzerine yapılan tartışmalar ile aynı zamanda gerçekleşmektedir. Proje sırasında üretilecek metin ve tartışmalar yeni kurumda gerçekleşmesi düşünülen bir serginin kavramsal ve küratöryel ve çerçevesini oluşturacaktır.

Destek Üzerine, “destek” önermesini, eklemlenme ve temsiliyet kadar toplumsal, tarihsel ya da kurgusal körlükle de mücadele etmek için değerlendiren bir araştırma projesidir. Bu bağlamda “destek” cömertliğe dayanan bir pratik olarak algılanmalıdır. “Destek”, iktidar yapıları, toplumsal gerçekler ve kurumsal biçimler arasında okumaları davet ederek aralarına yerleşmeyi sağlar. “Destek” toplumun kültürel yapılarının kesitlerinde, gelişigüzel oluşum ve karşılaşmalarında ortaya çıkabilir. Bunların farkına varmak zaman zaman zor olabilir çünkü bir arayüz olarak destek geri planda kalabilir; dolayısıyla destek bir zafiyet, müzakere ve eklemlenme pratiğidir. Bu proje, sanat ve mimarlık cemaati için, sergileme biçimleri, düzenleme, temellük etme, bağımlılık, geçicilik gibi önemli sorular barındırmaktadır; destek, mekansal pratiği siyasi bir tahayyül olarak tarif eder.

Destek Üzerine Mimar Celine Condorelli ve Sanatçı-Küratör Gavin Wade’in sürmekte olan, ‘Destek Yapıları’ projesi bağlamındadır.

Londra’da yaşayan mimar ve sanatçı Celine Condorelli, London Metropolitan University’de ders vermektedir. Condorelli, Eastside Projects Birmingham’da mimar ve küratör olarak çalışmakta ve Goldsmith Universitesinin mimari bölümünde doktorasını tamamlamaktadır.

GG ve PG’nin ev sahipliği yaptığı Destek Üzerine kısmen British Council tarafından desteklenmektedir.

Comments Off

Ali Kazma



Ali Kazma,
sunum&söyleşi presentation&talk
12 Nisan Cumartesi On Saturday 12 April
14:00 at 2:00 p.m

5533
IMC 5. Blok
no:5533
Unkapani / Istanbul

ALI KAZMA
“dexterity of mind/hand/eye
creates highly refined finished products”
.

Born in 1971 in Istanbul, Ali Kazma graduated from Robert College in 1989. In 1993, he completed his undergraduate studies in the United States. After briefly studying photography in London, in 1995 he returned to the United States to study film. He received his MA from the The New School in New York City where he worked between 1995 and 1998 as a teaching assistant. In 2000 he returned to Istanbul, opened a film production company, and between 2001 and 2003 taught part time at Bilgi University. After settling in Istanbul, he has produced not only art films, but also commercial products and a full-length documentary. Among others, he has exhibited his work in 7th International Istanbul Biennial (2001), Tokyo Opera City (2001), Platform Garanti Center for Contemporary Art (Istanbul, 2003), Cetinje Biennial (2004), Istanbul Modern (2004), 2nd Istanbul Pedestrian Exhibition (2005), 9th Havana Biennial (Cuba, 2006), San Francisco Art Institute (2006), 10th International Istanbul Biennial (2007), and has opened a solo exhibition at the Francesca Minini Via Massimiano (Italy, 2008). Presently, three of his videos are being shown on Istiklal Caddesi, Beyoglu, in a group show, “Oditoryumda Sanat” sponsored by the Vehbi Koc Foundation.

During the 10th International Istanbul Biennial, Kazma presented an installation consisting of four videos, Ceramist Studio (2007), Clock Master (2006), Brain Surgeon (2006), and Slaughterhouse (2007), projected simultaneously side by side in the bottom floor of IMC. Unlike most of the other video work shown in IMC as a part of the “World Factory”, Kazma’s videos were optimistic. In contrast to many of the other films shown, he did not choose work places using informal labor. He did not show exploitation or poor working conditions.
At the “Oditoryumda Sanat” exhibition he is exhibiting again Brain Surgeon (2006) and Slaughterhouse (2007) while showing Jean Factory (2008) for the first time in Istanbul. Jean Factory emphasizes the detail and craftsmanship used to produce the seemingly simple jean hanging in shops around the world. Every crease, every wrinkle, every gradation of color is highly thought out and calculated. In his seemingly obsessive exploration of contemporary human production and activity, he also made Rolling Mills (2007), showing a steel factory and Household Goods Factory (2008), a film about a factory in Italy owned by Alessi . This series of films cannot be seen as documentary and socioeconomic issues surface only indirectly. The films consist of a series of close-ups, fragments, and glances at sophisticated use of skills. While highly sophisticated technology is present, the skilled hand is still important. In his videos, the gruesome becomes beautiful and the mundane becomes complicated. While viewing highly skilled workers in different contemporary environments, we are reminded of the subtle aesthetic and technical skills required to produce a contemporary high quality work of art. All require dexterity of mind/hand/eye, and ability for cutting/sewing/reshaping, to make a highly refined finished product, a masterpiece. All the places and activities chosen share almost allusive similarities even though they are totally unique.
Marcus Graf, Volkan Aslan, and Nancy Atakan are pleased to have Ali Kazma as a guest on April 12 at 2:00 p.m. at 5533. We find it significant for him to return to IMC and make a presentation about his artistic viewpoint, discuss his artistic practice, and explain the direction his most recent work is taking.

Nancy Atakan
April, 2008

Ali Kazma
5533 te Sunum
‘Zihin, göz ve el becerisiyle
yaratılan sofistike üretim’

1971 İstanbul doğumlu Ali Kazma, 1989 yılında Robert Lisesi’nden mezun oldu. 1993 yılında ABD’de lisans eğitimini tamamladı. Londra’da kısa bir süre fotoğraf eğitim aldıktan sonra 1995 yılında tekrar ABD’ye film eğitimi almak için döndü. 1995-1998 yılları arasında New York’ta The New School’da master programıyla eş zamanlı öğretim elemanı olarak görev yaptı. 2000 Yılında İstanbul’a dönerek film yapım şirketini kurdu. 2001-2003 yılları arasında misafir öğretim görevlisi olarak Bilgi Üniversitesi’nde ders verdi. İstanbul’a yerleştikten sonra sanatsal filmlerinin yanı sıra kendi kurduğu yapım şirketinde belgeseller ve reklam filmleri çekti. 7. Uluslar arası İstanbul Bienali (2001), Tokyo Opera Şehir (2001) Platform Garanti Çağdaş Sanat Merkezi (2003), Cetinje Bienali (2004), İstanbul Modern (2004), 2. İstanbul Yaya Sergileri (2005), 90. Havana Bienali (2006), San Francisco Sanat Enstitüsü (2006), 10. İstanbul Bienali (2007) ve kişisel sergi Francesca Mimini Via Massimiano İtalya (2008) Ali Kazma’nın katıldığı sergilerden bazıları. Bu ay içerisinde İstanbul’da Vehbi Koç Vakfı’nın desteklediği “Oditoryumda Sanat” başlıklı projede üç çalışması gösterilmektedir.

10.Uluslararası İstanbul Bienali’e Ali Kazma İMÇ’de Seramik Atölyesi (2007), Saat Tamircisi (2006), Beyin Cerrahı (2006) ve Mezbaha (2007) isimli dört video yerleştirmesi ile katılmıştır. “Oditoryumda Sanat” başlıklı sergiye ise Beyin Cerrahı, BlueJean Fabrikası (2008) ve Mezbaha ile katılmıştır. Ali Kazma videolarında çağdaş insanın üretim ve aktivitelerini tutkulu bir şekilde ve derinlemesine araştırır. Bu araştırma serisi bir belgesel değildir. Toplumsal ve ekonomik konuları dolaylı bir şekilde ele alır. 10. İstanbul Bienali sırasında İMÇ’ de “Dünya Fabrikası” başlığı altında sunulan çoğu eserin tersine, Ali Kazma’nın video eserleri iyimser olup, sunduğu dört film kötü çalışma koşulları ve sömürü ile ilişkili değildir.

Filmlerinde yakın çekimler, parçalanmış sahneler, ani geçişler ve sofistike beceriler görülür. İleri teknolojinin imkanları ve el becerisi Ali Kazma filmlerinde yan yanadır. İtici, iğrenç ve korkunç sahneleri güzelleştirdiği gibi basit olanın da çok karmaşık olduğunu gösterir. Ali Kazma’nın filmlerinde insan, el becerisi ve teknolojinin yardımıyla güzel bir ürün yaratırken eş zamanlı olarak sanatçı da aynı yöntemle sofistike filmlerini ortaya çıkarır. Hem sanatçı hem de filmlerinde bulunan figurler zihin, göz ve el becerilerini kullanarak keser, birleştirir ve bitirir. Sonuç olarak her ikisi de ortaya bir eser çıkartır. Filmlerde seçilen mekan ve eylemler eşsiz olmalarına rağmen derin bir benzerlik ve birlikteliği içerirler.

5533 adına sanat mekaninda, Marcus Graf, Volkan Aslan ve Nancy Atakan, 12 Nisan Cumartesi saat 14:00’te sanatçı Ali Kazma’yı ağırlamaktan mutluluk duyar. 10. İstanbul Bienali sırasında da İMÇ’de bulunan Ali Kazma’nın bu mekana geri dönerek yeni projelerinden bahsedecek ve video sunumu yapacak olmasını 5533 olarak anlamlı buluyoruz.

Nancy Atakan
Nisan, 2008

Comments Off

Kalliopi Lemos BM SUMA ÇSM’de / Kalliopi Lemos in BM SUMA CAC- 14 Mart/March-26 Nisan/April 2008

KALLIOPI LEMOS
DESENLER

1990’dan bu yana Türkiye ve Yunanistan arasında sanat ve kültür alışverişi önemli sergi örnekleri sundu. Esin veren tarihsel ve modern ortamıyla İstanbul Yunan sanatçılara açılıyor ve onlara, bu küreselleşmiş kent manzarası içindeki karmaşık yollarda söylemlerini ve projelerini geliştirmek için olanaklar sunuyor. Bu bağlamda Kalliopi Lemos, Ege Denizi’ndeki yasadışı insan trafiği için kullanılan terkedilmiş teknelerden oluşan “Devr-i Alem” başlıklı yerleştirmesinin kapsamlı projesi için Haliç’te ussal bir alan buldu. Bu proje iki yıl önce “Geçiş” başlıklı Elefsina’da sergilenen bir yerleştirmeyle başladı(2006–2007). Amaç, bu yerleştirmeyi, yasa dışı göçmenlerin ulaşmayı arzuladıkları yerlere doğru göçebeleştirmektir. Geçtiğimiz sonbaharda tekneler Santral İstanbul’a yerleştirildi ve 2009’da Berlin’e doğru yola çıkacaklar.

Lemos’un projesi, yerleştirmenin kavramı ve amacı doğrultusunda, Türkiye’den Yunanistan’a sürmekte olan yasa dışı insan trafiği üstüne bir tartışma da açtı ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde “Göç: Sanat ve Tarih üstüne Yansılamalar” başlıklı bir günlük konferans yapıldı. Konferans Hellenic Migration Policy Institute (IMEPO) ile İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Araştırmaları Merkezi’ni (CMR) işbirliğine yönlendirdi.

BM Suma Çağdaş Sanat Merkezi’ndeki sergi Haliç’teki yerleştirmenin bir devamıdır. BM Suma’nın on odasında, izleyiciye bu yerleştirmenin arka alanındaki düşünceleri göstermek üzere, Kalliopi Lemos’un büyük desenleri (100 x 80 cm) ve seçilmiş küçük heykelleri sergilenecek. İzleyici Lemos’un, sanatçı olarak duyarlılığı ve açıklığı ile bölgemizdeki toplumsal-siyasal ortamın bir insanlık dramı durumuna karşı ilgisi arasında kurmak istediği görsel karşılıklılık arayışını algılayabilecek.

Kalliopi Lemos,Sakız adası kıyılarında parçalanmış tekneleri bulup, bu adsız insanların yazgısı üstüne bir proje yapmak için Atina’ya dönmeye karar verene kadar bir ressam ve heykelci olarak Londra’da yaşıyordu. Böylece, yasadışı göçmenlerin devr-i alemi onun kendi ülkesine yolculuğuna dönüştü.

KALLIOPI LEMOS

DRAWINGS
Since 1990’s artistic and cultural exchange between Greece and Turkey has rendered significant examples of exhibitions. Istanbul, with its inspiring historical and modern environment welcomes the Greek artists and gives them the opportunity to expand their statements and projects through the complex lanes of this globalized urban-scape. In view of that, Kalliopi Lemos, found a logical ground for her extensive project “Round Voyage” on Golden Horn. It is an installation of abandoned boats exploited for illegal human traffic in the Aegean Sea. The project started two years ago with a previous installation “Crossing” exhibited in Elefsina, Greece (2006-2007). The intent was to make this work a migrating installation, always arriving to the places where the illegal immigrants yearned to reach. Last autumn it was launched in Santral Istanbul and in 2009 it will immigrate to Berlin.

Lemos’s project opened the discussion on the illegal traffic from Turkey to Greece as well and in accordance with the concept and aim of the installation a one-day conference on” Migration: Reflections on Art and History,” was held at İstanbul Bilgi University. The conference involved the Hellenic Migration Policy Institute (IMEPO) in cooperation with Istanbul’s Bilgi University Center for Migration Research (CMR).

The drawing exhibition in BM Suma Contemporary Art Center is an addendum to the installation on Golden Horn. The ten rooms in BM Suma will host large-size drawings (100 x 80 cm) and selected objects of Kalliopi Lemos to present the audience the background reflections of this installation. The viewer will distinguish the quest of the artist to find a visual reciprocity between her sensitivity and openness as an artist and her commitment to the scope of human drama within the socio- political environment of our region.

As a painter and sculptor Kalliopi Lemos lived and worked in London until she discovered the derelict boats on the shores of Chios and decided to move to Athens to start her project on these anonymous people’s destiny. Thus, the “round voyage” of the illegal emigrants became her own voyage back to her homeland.

Comments Off