Posts Tagged: bir


13
Jun 10

AFİŞE 4 – 18 haziran 2010 Açılış: 04 Haziran 2010, Cuma Saat: 17.00 – 20.00 Yer: Yüksel Sabancı Sanat Merkezi

AFİŞE 4 – 18 haziran 2010  Açılış: 04 Haziran 2010, Cuma Saat: 17.00 – 20.00  Yer: Yüksel Sabancı Sanat Merkezi


Afişe sergisi, günümüzde üniversitelerin halen özgür ve yaratıcı fikirlerin tartışıldığı mekanlar olduğuna inanan Y.T.Ü. Sanat ve Tasarım Fakültesi’nden yolu geçmiş bir grup sanatçının, fikir alışverişleri, toplantılar, yazışmalar ve okumalar sonucu gerçekleştirdiği bir etkinliktir.

Sergi sadece mevcut durumu tespit ve “afişe” etmek üz…


31
Mar 10

Sazak’ın Dikenleri

Geçen yaz Karaburun, Sazak köyünde yaptığım “Sazak’ın Dikenleri” isimli 14 saat süren performansımın aynı isimli 42 dakika süren belgeseli 21. Ankara Uluslararası Film Festivali kapsamında düzenlenen “Video: Bellekmekan” başlıklı sergide ilk kez gösterildi. Sergi yoğun ilgi nedeniyle bir hafta uzatıldı ve geçtiğimiz pazar günü sona erdi. 7 Ağustos 2009 tarihinde yaptığım performansa, dostum, İsrail doğumlu İsveçli sanatçı, politik aktivist, kompozitör Dror Feiler müziğiyle katılmıştı.

“Sazak, Türkiye’nin Ege kıyılarında İzmir şehrinin Karaburun ilçesinde yeralan 1922 yılında diğerleriyle birlikte zorla boşaltılan bir Rum dağ köyü.

Zamanında bağlarında lezzetli şaraplar ve pekmezler üretmek için rizaki üzümleri yetiştiren bu köyün ve çevre köylerin Rum sakinleri, aslında en az geride kalanlar kadar bu toprakların sahibi olsalar da, İzmir’i işgal eden Yunan ordusuyla bir sayıldılar, Karaburun koylarından denize dökülüp, öldürülüp, sürüldüler; arkalarından köyleri talan edildi.

O günden bu yana, yani tam 87 yıldır, yeraldığı sarp yamaçta, güçlü rüzgarlara, Midilli ve Sakız adalarına yüzü dönük, hala ayakta kalan taş evleri ve eşsiz siluetiyle ıssız, yalnız ve korumasız bekler Sazak.

2009 yılının Ağustos ayında 50 kadar Yunanistan vatandaşı Patras yakınlarından Türkiye’nin İzmir ilinin Karaburun ilçesine geldiler. Onlar 2. düzenlenen Karaburun Yarımadası Türk-Yunan Dostluk Günleri kapsamında, tam 87 yıl sonra dedelerinin terketmek zorunda kaldığı toprakları ziyaret edecek olan torunlardı.

6 Ağustos akşamı, yöre sakinleriyle ilk buluşma yemeğine katılmak üzere Küçükbahçe köyüne giderken, otobüsleri durdu ve yola indiler. Basan akşam karanlığında, uzaktaki Sazak köyüne ya da onların deyişiyle Sazaki’ye baktılar.

İkinci buluşma yemeği ertesi gün Sarpıncık köyünde yapılacaktı.

Bense, o son yemekle aynı gün yani 7 Ağustos’ta Sazak köyünde bir sanat performansı gerçekleştirerek onlara “merhaba” demek istiyordum. Günler öncesinden kasabanın duvarlarına astığım ve çevre köylere dağıttığım performans duyurum şöyleydi:

Sazak’ın dikenleri

Yedi Ağustos 2009′da, gündoğumundan günbatımına kadar,
Sazak köyünü, onun ağır boşluğunuyürek dağlayan bir örtü gibi kaplayan
devedikenlerinden temizlemeye çalışacağım.
Bu performansım katılıma açıktır.

Hakan Akçura

Sazak’ı boylu boyunca kaplayan dikenlerden temizlemeye kalkmak, bu simgesel temizlik, benim için, köyü 87 yıldır acılı geçmişiyle birlikte terkedildiği yalnızlıktan, sahipsizlikten, korumasızlıktan kurtarmaya çalışmanın, onu her geçen gün daha da gelişeceğine inandığım Türk-Yunan dostluğunun simgelerinden biri haline getirmenin yolunu açmaya kalkışmaktı.

Dikenlerini temizleyeceğim her evden, o evin orada artık olmayan sahiplerinden kendimce izin istedim.

Evet performansım katılıma açıktı. Çağrımı sadece Karaburun ve çevresine yaygınlaştırmamış, aynı zamanda ilk buluşma yemeğinin Türkiyeli ve Yunanlı tüm konuklarına da duyurmuştum. Performansa ekibim dışında sadece iki kişi geldi. Küçükbahçe yazlıkçılarından Bergamalı emekli bir felsefe öğretmeni ile kızı. Sularını ve meyvelerini paylaştılar benimle.

Onlara teşekkür ediyorum.

Hakan Akçura”


23
Mar 10

FREE FALL / SERBEST DÜŞÜŞ

‘FREE FALL / SERBEST DÜŞÜŞ’ Sergi & Sempozyum

Video Yerleştirme

Sergi Açılış: 25 Mart 2010, Perşembe / 18:00 @ Apartman Projesi

Sempozyum: 26,27 Mart 2010, Cu., Cmt. @ Babylon Lounge

Sergi Ziyaret Saatleri: 25 Mart- 17 Nisan
Perş., Cu., Cmt. / 16:30-19:30

Apartman Projesi / Şeh Bender sokak Nr :4 Giriş katı, Asmalımescit, Tünel, Beyoğlu
www.apartmentproject.com

Katılan Sanatçılar: Aşkın Adan, Sinem Akat, Gülçin Aksoy, Anti-pop, Breaking News, Irmak Canevi, Fatma Çiftçi, Zeren Göktan, Gözde Ilkin, Intervention, Borga Kantürk, Burak Karacan, Flo Kaseru, Nur Muşkara, Esra Okyay, Suat Öğüt, Gamze Özer, Nurgül Öztürk, Neriman Polat, Çağrı Saray, İlhan Sayın, Ilgın Seymen, Gökçe Süvari, Merve Şendil, Yasemin Nur Toksoy, Vahit Tuna, Mehmet Vanlıoğlu.

Kavramsal Tasarım: Selda Asal

Proje Uygulama & Koordinasyon: Selda Asal, Nurgül Öztürk, Gökçe Süvari

Asistan: Enise.Gökbayrak

Film Montaj: Selda Asal

Sempozyum Koordinasyon: Serra Özhan

www.freefall-apartment.blogspot.com
www.apartmentproject.com

KAVRAMSAL ÇERÇEVE

Apartman Projesi, kendi disiplinlerinde kendi dillerini yaratmış farklı sanatçıların bir araya gelerek çalıştığı, workshop sürecine dayalı bir üretim biçimini amaçlar.

“Serbest Düşüş” projesinin çıkış noktası bu workshoplarda farklı bir deneyim, yeni bir yol açma arayışıdır. Sonuçtan çok süreç odaklı kurgulanan proje, isminin de anlattığı üzere, workshopların yapısını değiştirerek, yeni ve daha serbest bir dil ve pratik yaratıldığında neler olabileceğini sorgulamak ve görmek üzere yola çıktı. Projenin asıl amacı, alışıldık workshop yapısından farklı olarak sanatçıların aynı çalışma / üretme mekanında bir araya gelmelerini zorunlu kılmayan, ve zaman sınırlamasının ortadan kalktığı, gelişen teknolojik araçlar ve dijital sanat kaynaklarından yararlanan bir yapı geliştirmekti.

İşte bu amaçla Apartman Projesi, sanatçıların biraraya gelmeden üretimlerini paylaşabilecekleri sanal workshop mekanı www.freefall-apartment.blogspot.com platformunu oluşturdu. Bu blog, 15 gün olarak belirlenen workshop süresince katılımcıların sanal üretim mekanı olarak tasarlandı. Sanatçıların kişisel hikaye kesitleri, gündem parçaları, imaj, metin, video, ses halinde workshop sürecinin sonuna dek (15.03.2010) bu sanal havuza düşerek birikti. Interaktif olarak devam eden workshop sürecinin çıktıları ve diyaloglarını da içerek dökümantasyon, 25 Mart günü sergilenmek üzere dijital bir video yerleştirilmesine dönüştürüldü.

Daha sonra Portekiz, Slovenya, Finlandiya gibi Avrupa’nın farklı ülkelerine taşınacak olan ‘Free Fall’ projesi, 25 Mart sergi açılışının hemen ardından 26 ve 27 Mart tarihlerinde, workshop katılımcılarının deneyimlerini paylaşacakları ve Türkiye ve Avrupa’da dijital sanat üzerine çalışan sanatçı ve araştırmacıların işlerini ve araştırmalarını sunacakları bir sempozyumla desteklenecektir.

SEMPOZYUM PROGRAM

Adres: Babylon Lounge / Jurnal sokak No:4 Tunel Asmalımescit Beyoğlu
26-27 Mart 2010, Cuma-Cumartesi

26 Mart Cuma

14:00-16:00
Önder Özengi moderatörlüğünde “Free Fall” sanatçılarının katılımıyla “Free Fall” workshop’u üzerine deneyim paylaşımı
http://freefall-apartment.blogspot.com; http://www.freefall-apartmentproject.com/

16:30-17:30
.-_-. (Orton Akıncı) – Sanatçı sunumu
http://httpdot.net/.-_-./

17:30-18:30
Abby Stiers – ‘CIANT’ (Internatioanal Centre for Art and New Technologies), Prag, Çek Cumhuriyeti
http://www.ciant.cz

18:30-20:00
Ceren Arkman & Irmak Arkman & Mert Şahbaz – ‘Kurye Video Organizasyonu’nun seçkisi video gösterimleri: Kevin Murphy, Ivan Shevchenko, Boris Eldagsen, Atil Altas, Tugce Dilara Kurtoglu, Digimind, Candas Sisman, Efe Hizir, Eva Olsson, Myriam Thyes
http://www.kuryevideo.org/

27 Mart Cumartesi

11:30- 12:30
Başak Şenova – ‘NOMAD’ üzerine
http://www.nomad-tv.net/

12:30 – 13:30
Çagrı Saray & Ferhat Satıcı & Hülya Özdemir – ‘Videoist’ üzerine
http://www.videoistanbul.blogspot.com/

14:00-15:00
Charlotte Zott – ‘Transforming Freedom’ ve ilgili çevreler, Viyana, Avusturya
http://www.transformingfreedom.org/

15:00- 16:00
Burak Arıkan – Sanatçı sunumu ve ‘Düğümküme’ üzerine
http://burak-arikan.com/, http://dugumkume.org/

16:00 – 17:00
Ekmel Ertan & Özlem Alkış & Nafiz Akşehirlioglu – ‘amberFestival’ üzerine
http://www.amberfestival.org/, http://www.amberplatform.org/

17.00 – 18.00
Genco Gülan – ‘Web Bienali’ üzerine
http://www.gencogulan.com/, http://www.webbiennial.org

* Charlotte Zott ve Abby Stiers, konuşmalarını İngizlice gerçekleştireceklerdir.

*Bu proje X-OP tarafindan desteklenmektedir. X-OP sanat uretimi için bir Avrupa platformu olusturmayı amaclayan sanatcilar, arastirmacilar, operatorler, ureticiler ve kulturel enstitulerden olusan ve genisleyen bir agdir. Bir yandan Avrupa icindeki isbirligi, ortak uretim ve sanata olan disiplinlerarasi tutumu guclendirirken, yerleri, mekanlari ve teknolojik altyapiya aliskin olan kullanicilariyla katilimcilarin hareketliligini tesvik eder.
X-OP projesi 2008-2011 yillari arasinda olan cok yilli bir proje olup, Avrupa Komisyonu – Kultur Programi tarafindan desteklenmektedir.
X-OP projesi hakkinda daha fazla detayli bilgi icin: http://www.x-op.eu


11
Mar 10

Merge Layers, Çağla Cabaoğlu Art Gallery, İstanbul

GÖRÜN // SERGİ // İSTANBUL // Tasarımcı Timuçin Unan ilk sergisi “Merge Layers”ı 29 Mart 2010 tarihinde Çağla Cabaoğlu Art Gallery’de açıyor. Unan sergisinde, bir tasarımın ortaya çıkış anını, kendisini de işin içine katarak “çok katmanlı” bir seyir halinde izleyiciye sunuyor. Tasarımcının tasarım hallerini sıradışı bir şekilde izleyiciye sunduğu 16 çalışmadan oluşan sergi 29 Nisan [...]

1
Mar 10

TAKSİ ŞOFÖRÜ – TAXI DRIVER // ARDAN ÖZMENOĞLU

ARDAN ÖZMENOĞLU
TAKSİ ŞOFÖRÜ // TAXI DRIVER
ALANistanbul
4 Mart 2010 – 2 Nisan 2010 // 04 MARCH 2010 – 02 APRIL 2010

Şerif Gören’in 1976 yapımı “Taksi Şoförü” filmi güncel sanat tarafından yeniden yorumlanıyor ve Ardan Özmenoğlu’nun sanatsal uygulamalarına konu oluyor. Sergi 4 Mart – 2 Nisan 2010 tarihleri arasında ALANistanbul’da!

Ardan Özmenoğlu yerel kültürel ürünleri, elemanları veya yapıtları kendine has renkli ve çarpıcı ifade biçimleri ile çağdaş sanatın kodlamaları içinde yorumlayan bir sanatçı. Bu açıdan kendi öznel deneyimlerini ve etkileşimlerini özgürce seçilmeyerek kendi sanatsal üretim süreçlerine dâhil etmekte ve yaratıcı bir şekilde kullanmaktadır. Mimari bir motiften, tarihsel bir olguya, popüler kültür içinde yer alan bir üründen, bir sinema yapıtına kadar kendisine dokunabilen bu “şeyler” onun çoğunlukla baskı tekniği kullanarak oluşturduğu yapıtlarında yeniden kodlanmakta ve güncel bir sanatsal söylemin parçası haline gelmekteler.

Ardan Özmenoğlu çalışmalarını sergi mekânının tüm değişkenlerini ve kendisine sunduğu olanakları yani mekânın kendisine söylediklerini dikkate alan bir sanatçı. Bu açıdan işler mekânla farklı ilişkiler üretmekte, kimi zaman mekânın kendi dinamikleri ile biçimlenirken kimi zamanda çalışmaların kendileri mekânı yeniden üretmekteler. “Taksi Şoförü” sergisinde Ardan Özmenoğlu, ALANistanbul’u serginin bütünlüğüne uygun olarak, sanatının görsel olanaklarını mekânı oluşturan tüm unsurları kullanarak çok katmanlı algılamalara ve çağrışımlara açıyor. Bu açıdan filmin içeriğinden mekânın içine doğru gerçekleşen hareket aralığında Ardan Özmenoğlu’nun baskıları ile oluşan çarpıcı yapıtlar, her bir izleyici için çoklu deneyimler vaat ediyor.


1
Mar 10

GENCO GÜLAN – Dünyanın En Pahalı Resimleri

Genco Gülan, 4 Mart – 3 Nisan tarihleri arasında “Dünyanın En Pahalı Resimleri” adlı kişisel sergisiyle büyük ustaların en fazla değer kazanan eserlerini yeni medya sanatının araçları ve sanatsal emeğiyle yeniden yorumluyor.

Genco Gülan, sanatının “motto”suyla, zihnimizin işlem hızını arttırma isteğiyle öne çıkan aktivist bir sanatçı. Sanatının teknolojik ve eleştirel yönü, Gülan’ı “ilişkisel estetik”e yaklaştıran tavrını açıkça göstermekte. Gülan, bu kez “Dünyanın En Pahalı Resimleri”nde yine teknolojiyi ve eleştirelliği net bir biçimde kullanıyor. Rubens, C. Monet, Renoir, Cézanne, Van Gogh, Picasso, Malevich, Andy Warhol, J. Pollock, J. Johns gibi büyük ve de “pahalı” ustalara nazire yapan Gülan, burada bir dualiteyi de gündeme getiriyor: Para ve paranın satın alamayacağı gözyaşı. Zira sanatçı, büyük ustaların en pahalı resimlerini bir yazılım aracılığıyla yeniden üretirken kullandığı malzemelerin içine “gözyaşı”nı da katıyor. Bourdieu’nün deyişiyle bir mikrokozmos olan sanat ortamını mikro vuruşlarıyla dönüştürmeye çalışan Genco Gülan, bu kez de bunu mikro bir malzemeyle, gözyaşıyla yapıyor…
Burcu Pelvanoğlu


22
Feb 10

Güneş Terkol, Neler Oluyor? 2010

Güneş Terkol, Neler Oluyor? 2010. Ankesörlü bir telefonda konuşan, yüzü tam olarak görülmeyen bu adamın bana ilk hatırlattığı, Alfred Hitchcock’un filmlerindeki gergin telefon sahneleri. Sinematik, heyecanın doruk noktada olduğu bir anın, Terkol’un kullandığı görsel araçlar (kumaş üzerine dikiş) ve renkler ile tersine çevrilip kişiselleştirildiğini düşünüyorum. Sanki Terkol tehditkar, kuşku uyandırıcı bu durumu alıyor, filtreden geçirerek [...]

18
Feb 10

Henrjeta Mece, Utopia-Dystopia, 2010

Henrjeta Mece, Utopia-Dystopia, 2010. Yukarıdaki harita var olmayan bir şehre aittir. Mece, yaşamış olduğu farklı şehirlerde sevdiği mahalleleri metodolojik bir şekilde birleştirerek bir harita çizmiştir. Bu hareket ne kadar ütopik olsa da, Mece’nin haritanın üzerine su dökerek yukarıdaki hale getirmesi, sanatçının kendi yaptığını eleştirdiğini, yetersiz olduğunu düşündüğünü gösterir. Mece’nin ütopyasıyla distopyası yan yanadır; distopya olmadan, [...]

14
Feb 10

erhan şermet, i̇şaretler

Fotoğrafçının İşaretler olarak tanımladığı serinin benim için neyi temsil ettiğini tanımlamakta zorlandım. Bu işaretler içleri boşaltılmış simgeler miydi yoksa fotoğrafçının da altını çizdiği gibi ‘bizden bağımsız’ izler miydi? Şermet’in işaretlerinde evrensel bir altmetinden çok kişisel bir ifade, dünyayla kurulan bir ilişki görüyorum. Şermet’in sokakta yürürken neler düşündüğünü, neden belli ‘işaret’lere yoğunlaştığını merak ediyorum. İnsanlar olmadan insanları fotoğrafladığını düşünüyorum; insanlardan bağımsız var olan bu izlerin, izi bırakanlar hakkında ipuçları taşıdığına ve Şermet’in de merakını dolaylı olarak bu fotoğrafları çekerek giderdiğini düşünmeden edemiyorum. Fotoğrafların arasındaki sıkı ilişki, Şermet’in güçlü görsel dili, işaretleri azat etmek yerine sanki daha da sıkı bağlıyor insanlara ve işte bu yüzden de Şermet’in dolaylı da olsa portreler çektiğine inanıyorum. İşaretler, benim işaretlerim oluyor, fotoğrafların her birinin hikayesini kurgulayarak görmedigim insanlar hakkında düşünüyorum.

galeri


11
Feb 10

Sanat kolektifi olmamayı seçmek: 16 Beaver

Katılımcı sanat pratiklerine dair yeni kategoriler üretmeye yeltendiğimiz bugünlerde, New York merkezli 16 Beaver grubu kolektif pratikleri yeniden tanımlıyor; iki sanatçı tarafından kurulmuş olsa da grup bir sanatçı kolektifi olarak tanımlanmayı reddediyor. http://www.boltart.net/sanat-kolektifi-olmamayi-secmek-16-beaver/