Viewing 1 to 10 of 10 items
Tag Archives: Arslan

2.SÖBÜTAY ÖZER ÖDÜLLÜ RESİM YARIŞMASI SONUÇLARI

2. Söbütay Özer Ödüllü Resim Yarışması sonuçlandı…
ÇAĞSAV’ın CERMODERN’le birlikte düzenlediği
yarışmanın sergisi 28 Nisan’da açılacak…

ÇAĞSAV’ın 2008′de yitirdiğimiz resim eğitimcisi ve ressam Söbütay Özer anısına düzenlediği 2. Söbütay Özer Ödüllü Resim Yarışması sonuçlandı. 60 genç ressamın 87 tablo ile katıldığı yarışmada üç başarı ödülünü, Mustafa Elmas (Hacettepe-Gazi), Deniz Özsoydan (Hacettepe) ve Burak Erim Adnan Menderes) paylaştı. [...]

Comments Off

Yüksel Arslan’ın defterleri Yıldız’da

TÜRK sanat tarihi içinde önemli ve özel bir yeri olan sanatçılardan Yüksel Arslan’ın defterleri, YTÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi’ne destek için Yüksel Sabancı Sanat Merkezi’nde. 7 Ocak’ta açılacak sergide Yüksel Arslan’ın halen santralistanbul’da devam eden retrospektif nitelikli sergisine paralel olarak sanatçının defterlerine ait kayıtlar dijital ortamda yer alacak. 1961′den bu yana yaşamını Paris’te sürdüren Yüksel  Full Article…

Comments Off

Türk sanatı dünyaya açıldı

Plastik sanatlar alanında Türkiye 2009′u biraz tartışma, sayısız sergi ve çokça umut vaat eden gelişmelerle geçirdi. Ekonomik krizin etkileriyle yeni sanat piyasalarına yönelen ilgi Türkiye’de 2009′un başlarında Sotheby’s müzayede evinin ofis açmasına ve Londra’da Türk çağdaş sanatçılarının eserlerinden oluşan bir müzayedenin düzenlenmesine neden oldu. Bu gelişme Türkiye’de de etkilerini gösterdi. Sanat eserlerinin bir yatırım aracı  Full Article…

Comments Off

Yüksel Arslan

Santral İstanbul’daki “Yüksel Arslan Retrospektifi” isimli sergiyi gezdikten ve Orhan Koçak’ın Yüksel Arslan hakkındaki yazısını inceledikten sonra Arslan’ın sanatı hayatıma girmiş oldu. Arslan, çok katmanlı bir anlayışa, tarza sahip.

Comments Off

İnsan politikayla yaşar

11. İstanbul Bienali’nin teması “insan neyle yaşar?” Sosyolog ve küratör Ali Akay bienalin sanat felsefesini anlattığı yazısında sergilenen eserlerin kırılgan anlatımlar ve kişisel hayatların içinden geçerek “minör estetik” …

Comments Off

Galerist Gazete PiST Röportajı / Eylul 2008

Esra Aysun’un Galerist Gazetesi için Didem Özbek ve Osman Bozkurt’la yaptığı söyleşi editör tarafından kısaltılarak yayınlandı. Aşağıda, röportajın tam metnini bulabilirsiniz.

GALERiST Gazetesi PiST Röportajı / Esra Aysun

Eylül 2008

Pangaltı’da eskiden bir bakkal, elektrikçi ve lokanta olarak faliyet gösteren 3 dükkan 2006 yılından itibaren PiST’in mekanı. İstanbul’un önde gelen sanatçı inisiyatiflerinden olan PiST ise sanat gündemini 16-19 Ekim 2008’de Londra’da gerçekleşecek Frieze Sanat Fuarı’na katılımı için aldığı davetle dolduruyor.

Şüphesiz, PiST’in Frieze’e katılımı İstanbul’ daki sanatçı oluşumları için yeni bir açılım yaratacak. Kurucuları Osman Bozkurt ve Didem Özbek ile konuştuk.

EAA-
PiST’ in bu güne kadar gerçekleştirdiklerine baktığımızda gerçekten ekibin iki kişiden oluştuğuna inanmak çok zor.
PiST öncelikle bir sergi alanı, hem farklı sanatçıların hem de sizlerin proje ve sergilerine ev sahipliği yapıyor. 7 gün 24 saat açık bir sergi vitrini var. Bunun yanısıra 2006 yılından beri yaptıklarınız arasında sanatçı konuşmaları serisi, sanatçı kitabı tanıtımları ve güncel sanat oluşumları arasında bir network kurulması için önemli bir adım olan sanatçı inisiyatifi toplantıları, film gösterimleri ve e-flux gibi çarpıcı uluslararası projeler var.
PiST’in daha geniş bir çevre tarafından tanınmasını sağlayan ise İstanbul’un büyük bir eksiğini kapatan güncel sanat listesi LiST oldu.
Siz hem bir sergi alanı ortaya çıkardınız hem sanatçıların biraraya geldiği bir platform yarattınız hem de yaşadığı, varolduğu bölge ile ilişkiye geçen komşularla ilişkili projeler geliştirdiniz

OB-
Evet, epey bir projemiz var ancak bütününe baktığımızda hepsinin belli bir çerçevede toplandığını görüyoruz. Yaşadığımız çevreyi ise gözardı edemezdik; PiST bizim de uzun yıllardır yaşadığımız bildiğimiz bir bölgede başladı ve projelerimizi paylaşmak için ideal bir zemin yarattı. Üretim sergileme ve çok amaçlı bir şekilde kullandık ve kullanıyoruz bu alanları.

EAA
Pangaltı da İstanbul için özel bir yer değil mi?

OB
Evet, uzun yıllardır burada yaşadığımız için bölgeyi çok iyi tanıyoruz. Bu bölgenin tarihi, dinamikleri, kozmopolit yapısı bizim üretimimizi de çok etkiliyor. Genel olarak İstanbul’un sokak hayatı ve dinamikleri bizim üretimimize ve PiST projelerine çok yansıyor. İstanbul bizim için bir ilham kaynağı.


PiST i kurarken Beyoğlu bölgesi dışında olmamız bizim için çok önemliydi. Özellikle LiST’in haritasında İstanbul’da güncel sanat mekanlarını yerleştirip bakınca Beyoğlu’ndan Tophane bölgesine doğru bir kayma olduğunu görüyoruz. Biz de Taksime 20 dakika yürüme mesafesindeyiz ama Şişli Belediyesi’ne bağlıyız. Hemen yanımızda Nişantaşı sanat galerileri, sinema ve tiyatrolarıyla geçmişten beri bir kültür alanı. Ama Nişantaşı ile bir izleyici alışverişimiz yok, PiST’in izleyicileri çoğunlukla Beyoğlu tarafından geliyor. Beyoğlu’nda olduğu gibi bir açılıştan diğerine gidemiyorlar ya da bir yerlere oturup birşeyler içemiyorlar, PiST için gelip geri dönüyorlar, bu yüzden sanırım halen ayrıcalıklı bir konumumuz var…

EAA
Pangaltı’dan Londra’ya yolculuk nasıl başladı?


Bunda ilk açıldığımızdan beri yaptığımız projelerle bir devamlılık yakalamış olmamız sanırım Frieze’e davet edilmemizde etkili oldu.

OB
Aslında bu 1.5 yıla yayılan bir süreç. Önce niyet olarak belirtildi ve birbirimizi tanıdığımız ve iletişimde olduğumuz bir süreç başladı. Frieze’den Amanda Sharp bize yazarak bizi davet etti ve Matthew Slotover İstanbul’a gelerek PiST’i ziyaret etti, devamında biz de Frieze’e giderek bir sonraki yıl ne geliştirebileceğimizi düşündük. Çok destekleyici ve olumlu davranarak bizi motive ettiler.

EAA
Aslında sizin sanatçı kimliğiniz de mutlaka bunda etkili olmuş olmalı. İnisiyatifi başlatmadan önce zaten ikiniz de sanatçı olarak İngiltere ile bir ilişkideydiniz.

OB
Evet benim en son Haziran 2007’de Londra’da katıldığım bir sergi var. November Payton’ın da küratörlerinden olduğu Tate Modern’de Tribune Hall’daki Global Cities sergisiydi. Türkiye’den Hüseyin Alptekin ve ben davet edildik. Ücretsiz gezilebilen bir alanda 1-1.5 milyon kişi tarafından işlerimin görülmüş olması benim için çok etkileyici bir tecrübeydi.


Londra benim de yüksek lisans eğitimim sırasında yaklaşık 3.5 yıl yaşadığım iyi bildiğim bir şehir. Bu yüzden Frieze ile bağlantı kurulduğunda kendimi rahat hissettim ama onlar da bize çok destekleyici ve rahat davrandılar. Açıkçası böyle iyi bir iletişim İstanbul sanat ortamında gerçekleşebilir miydi emin olamıyorum.

OB
Daha önce Türkiye’den Frieze’e 2 kurum katıldı: galeri olarak Galerist ve özel proje daveti alan Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi. Türkiye’de de hepimizin çabası bu: sanat ortamını geliştirmek; ve son dönemde fuarların yaptığı da bu, ticari sanat piyasasını daha sorunsuz işler hale getirmek. Ne yazık ki ancak son dönemde uluslararası sanat haritasında görünür olmaya başladık. Ama bu sadece fuarlarla değil, buradaki sanat üretiminin desteklenmesi ve Türkiye’li sanatçıların uluslararası dolaşımına girmesiyle olabilir.Ve işte bu haritaya daha çok yaklaştığımız için de bence Frieze artık Türkiye’yi fuarda daha çok görmek istedi.

EAA
Peki PiST olarak fuarda özel bir alanda mı konumlandırılacaksınız?


Hayır, bütün diğer galerilerden farksız olarak aynı çerçevede bir alanımız olacak. Bizim gibi kar amacı gütmeyen bir mekan daha olacak Frieze’ de ama kurumun ismini bilmiyoruz ve bizim de kar amacı gütmeyen bir mekan olmamızı telaffuz etmemizi istemiyorlar. PiST’de fuara katılan 150 galeriden biri olarak geçiyor katalogda.

EAA
Frieze size bu katılım için nasıl bir destek veriyor?


Sadece fuar alanı kiramızı karşılıyorlar ama geri kalan tüm harcamalar bize ait – ulaşım, sanat eserlerinin üretim ve nakliyesi ve kalış…Ve bizim hem kendimizi hem de ülkemizdeki çağdaş sanatı en iyi şekilde oraya taşımamızı bekliyorlar elbette.

EAA
Türkiye’ de güncel sanat için ayrılan bir devlet fonu ya da Amerika ve Avrupa’daki gibi güncel sanata fon ayıran gelişmiş bir vakıf sistemi olmadığını biliyoruz. Siz zaten bu yoklukta bir kurumu var ediyorsunuz, bir adım daha atıp bu yurtdışı projesini nasıl gerçekleştireceksiniz, bunun için bir destek arayışına giriştiniz mi?

OB
Frieze bizim için çok büyük bir proje ve Londra dünyanın en pahalı şehirlerinden biri. Epey bir bütçeye ihtiyacımız var. Gider kalemlerimiz: işlerin üretimi, nakliye, konaklama ve ulaşım v.s.
Özel kurumlardan destek arayışımız var ama varolan sponsorluk sistemi bizim gibi küçük oluşumları dikkate almıyor malesef.
Ama iyi bir gelişme de oldu, Canan Pak Frieze projesi için önemli bir destek verdi bize, hem maddi hem manevi. Canan Hanım olmasa Frieze için gerçekleştireceğimiz özel projeyi yapabilmemize imkan yoktu. Bu proje için gerekli olan endüstriyel üretimi Canan Hanım sayesinde yapabiliyoruz.

EAA
Bu da sanırım kurumları ikna edebilecek kişilerin sanatçılar değil ama sanatı tanıyan, bilen ve yaşayan kişiler olduğunu gösteriyor bize. Koleksiyonerler aslında birer sanat hamisi olarak sanatçı ve sanat destekçisi olabilecek kurumlar arasında bir bağ yaratabilirler.

OB
Evet çünkü inanç gerekiyor. Biz yaptığımız işe çok inanıyoruz ve bizimle bu inancı paylaşan kişilere ve kurumlara ihtiyacımız var. İstanbul 2010 AKB ile görüşmemiz ise halen devam ediyor. Türkiye’de ilk defa güncel sanat için ayrılmış bir fon var ve bu bizim için bir şans elbette. Görsel Sanatlar Yönetmenliği, Beral Hanım projemizi destekliyorlar ancak yapısal olarak bürokratik süreç çok uzun sürüyor maalesef.


PiST bugüne kadar projeleri için bir fon ya da sponsorluk desteği bulamadı. Aile desteği olmasa PiST varolamazdı açıkçası. Ama PiST’in Frieze’e gitmesi sadece bizim için değil İstanbul güncel sanat ortamı için de çok önemli bir gelişme. Biz orada İstanbul’da neler olduğunu göstereceğiz. Bizim oradaki başarımız İstanbul sanat ortamına daha çok dikkat çekecek.
Aylardır özel kurumlardan görüşme talep edip sponsorluk arıyoruz ve bahsettiğimiz o ortak dili yakalamakta zorlanıyoruz. Hep yakındığımız, dünyadaki negatif imajımızı en kolay düzeltecek, en kuvvetli medyum da sanat aslında. Umarım kurumlar gelecekte İstanbul’dan yurtdışına çıkacak başka sanat oluşumlarına daha çok destek olabilirler.

EAA
Peki Frieze’ de ne sergileyeceksiniz?

OB
Özel bir proje yapıyoruz. Türkiye’ den başka güncel sanatçıların da işlerinin olacağı bir sergi ve sanatçı portfolyoları olacak. Bu sanatçıların arasında hem genç hem de deneyimli sanatçılar var ; daha önce birlikte çalıştığımız ya da çalışmadığımız.


Biz kendi işlerimizin yanısıra –Osman Bozkurt ve Didem Özbek dışında- Frieze kapsamında temsil etmek istediğimiz sanatçıları davet ettik projemize: Fahrettin Örenli, Yang Ah Ham (Kore’li, Bu yıl Hermes ödülüne aday gösterildi Shangai Bienali’ne de katılıyor). Sefer Memişoğlu, Köken Ergun ve bu sene Berlin Bienali’nde işleri sergilenen Caner Arslan ve geçtiğimiz Haziran’ da ilk kişisel sergisini PiST’te açan İz Öztat olacak.

EAA
Neden sadece Türkiyeli değil uluslararası isimler?

OB
Biz sadece yerel bir sanat pratiği gütmüyoruz. Bulunduğumuz merkezin İstanbul olması çok önemli ama biz yurtdışında yaşayan diğer sanatçılarla da etkileşim halindeyiz.


Ve LiST de bizimle Frieze’e geliyor. İstanbul güncel sanat piyasasını görünür kılacak.

EAA
LiST oldukça ilgi uyandıran bir üretim oldu. Ama LiST’i bedava olarak 40.000 adet nasıl dağıtabiliyorsunuz İstanbul’da?

OB
LiST Didem’in Artist Information projesi kapsamında 10.Uluslararası İstanbul Bienali sırasında başlattığımız bir yayın. Önemli bir ihtiyaç karşıladığını düşünüyoruz ancak 40.000 İstanbul için yetersiz kalıyor aslında. İyi bir dağıtım ağımız var. Ayrıca idefixe sayesinde 10 bin adetlik bir bölümünü tüm Türkiye’deki kitap alıcılarına dağıtıyoruz.
LiST, katılımcı mekanların katkısıyla yayınlanıyor. Bir de listingde yer alan kurumların dışında reklam alanları var. Tüm maliyeti bu iki kaynakla karşılamaya çalışıyoruz.
LiST tamamen güncel sanata odaklanmış ve belli kriterler dahilinde mekanların yer alabildiği bir yayın. LiST’in yer verdiği sergi ve kurumları gezen bir izleyiciye bir güncel sanat seçkisi sunulmuş oluyor. Önümüzdeki sayılardan itibaren LiST için bir de danışma kurulu oluşturuyoruz. Bu kurul sanat profesyonellerinden oluşacak ve gelen kurum/mekan tekliflerini artk biz değil bu kurul değerlendirecek.

PiST olarak biz İstanbul sanat ortamının olabildiğince aktif, dinamik, kendini gösteren ve genişleyen bir profille devam etmesini önemsiyoruz. İzleyici sayısının artmasını istiyoruz ve LiST sayesinde sanat profesyonellerinin dışında farklı bir izleyici yarattığımıza inanıyoruz. Güncel sanatın ana medyada yerini bulamadığı ya da etkinlik haberleri arasında kaybolduğu durumda, LİST’le güncel sanatın görünürlüğüne katkıda bulunuyoruz.

EAA
PİST Frieze sırasında satış yapacak mı?

OB
Evet. Kar amacı gütmeyen bir mekan olarak varoluyoruz ama kar amacı gütmemek zarar etmek demek değildir. Giderlerimizi karşılamak için gelirimiz olmak zorunda ve bu geliri sağlayacak en önemli kaynak da sonuçta gene sanatçının üretimi için kullanılacak olan sanat işleri.


Sanatçı olmak, ve bunu profesyonel bir meslek olarak sürdürmek ekonomik bir durum gerektirir. İşlerinizin bir arz-talebi oluşur. Bizim gibi bağımsız mekanlar yurtdışında sanatçılarının işlerini satabiliyorlar, Türkiye’de de kendi yağımızda kavrulabilmek adına bunun yerleşmesini desteklemek gerektiğine inanıyorum. Çünkü bizde mekanların desteklenmesi için bir fon yok. Yurtdışında örneğin Hollanda’da olduğu gibi sadece kurumsal ve devlet desteği alarak iş yapan, hayatını sürdüren sanatçılar var. Aldıkları fonlarla bir yıl boyunca hem standard harcamalarını karşılayıp hem de proje üretebiliyor, farklı şehirlere gidip üretim yapabiliyorlar. Umarız ki sanata kurumsal fon desteği açısından 2010 yeni bir açılım yaratacak. Ama o da bitecek. Güncel sanat için kurumsallaşmış, kalıcı bir fon olması gerekiyor.

EAA
Frieze’ den önce ya da sonra PiST için bir değişim olacağını düşünüyor musunuz? Beklentiniz nedir?


Frieze 5 günlük çok heyecanlı bir dönem olacak ama asıl öncesinde hararetle yapacağımız enstalasyon ve götüreceğimiz işler için üretim ve fon arayışı aşamasındayız. Üretime ancak finansman sağlanınca başlayabileceğiz. Asıl vakit alan kısım bu fon arayışı oluyor. Ama tabii ki Frize’deki tecrübemizin bizi geliştireceğine inanıyoruz.

OB
Proje aşamasındaki işlerimizi yapmaya devam edeceğiz her zamanki gibi. Asıl ümidimiz Frieze sonrası bilinirliğimiz artacağı için destek bulmamızın kolaylaşması.

Dünyanın en önemli sanat organizasyonlarından birini yapan yöneticilerin İstanbul’ da bir mahalle arasına gelerek PiST’in ne yaptığını görmeleri ve bağımsız bir sanat mekanını Frieze’e davet etmeleri aslında İstanbul’a bir “şeyler” söylediklerini gösteriyor bizce.

Comments Off

manifatura




Scroll down for the English text

Manifatura @ 5533

Sanat, Tasarim, Zanaat Baglantilari Üzerine Deneysel bir Çalisma

MANiFATURA, 2007 yazinda istanbul Bilgi Üniversitesi Kültür Yönetimi,
Sanat Yönetimi, Sahne ve Gösteri Sanatlari Yönetimi ve Tasarim
Kültürü ve Yönetimi Sertifika Programi ögrencileri tarafindan sanat,
tasarim ve zanaatin bilinen sinirlarini asmak ve yeni üretim
stratejileri kesfetmek üzere gerçeklestirlen deneysel bir atölye
çalismasiydi.

Ortak çalismanin eseri olan bitmis “is”lerden çok, ortak
çalisma sürecine odaklanan MANiFATURA kapsaminda Türkiye, Gürcistan
ve Ermenistan’dan genç sanatçilar ve tasarimcilar Unkapanini görmüs geçirmis
sokaklarinda ve zanaatkar atölyelerinde
gündelik yasamin parçasi oldular.Olusturulan bes ayri çalisma grubu
Temmuz ayi boyunca bir dizi seminer takip edip tasarimci Erdem Akan
ve küratör Marcus Graf’in çizdigi kavramsal çerçeveyi
tartistilar. Gruplarda bir sanat, bir tasarim ögrencisi ve bir
zanaatkar yer aldi. Bir sanat veya tasarim yönetimi ögrencisi üretim
sürecini koordine etti. Grup üyeleri bir yandan mekani, malzemeyi,
semtin kendine özgü hikayelerini, diger yandan Tarihi Yarimada’
yi ilgilendiren kentsel dönüsüm planlari kapsaminda alinan tahliye
kararlarinin esnaf arasinda yarattigi endiseyi ortak çalismalarina
dahil ettiler. 20 Agustos – 20 Eylül 2007 tarihleri arasinda
Hizir Bey Sokagi’nda çesitli atölyelerde bir sergi açildi;
sokaktaki çay bahçesinde semt sohbetleri düzenlendi ve bölgeyi
tanitan bir rehber taslagi hazirlandi.

MANiFATURA @ 5533, projeyi iMÇ’nin arka sokaklarından iMÇ’
nin içindeki 5533 adli sanat mekanina tasiyarak projenin sonuçlarini
degerlendirmeyi, kent mekaninda sanat, tasarim ve zanaat arasindaki
iliskiyi sorgulayan MANiFATURA’nin baslattigi tartismayi yeni
bir düzlemde yeniden ele almayi amaçliyor. 5533′de 2007 yilinda
üretilen islerin yani sira projenin fotograf ve video dokümantasyonu
sergilenecek. Ayrica, irem Tok, Özgür Demirci ve Alpaslan Arslan
MANiFATURA projesinin kavramsal çerçevesi etrafinda yeni ve mekana
özgü tasarlanmis isler üretecek.

Marcus Graf
—————

Manifatura @ 5533
An Experimental Project about the Interconnection between Art, Design and Craft

Manifatura was an experimental workshop during the summer of 2007 that brought
together art, design and craft in order to cross the borders of the known and
discover new strategies of production.
Coordinated by students of Cultural Management, Art Management, Management of
Performing Arts, Design Culture and Mangement Certificate Program at Istanbul Bilgi
University, Manifatura exposed the producer’s interception with the city, the
dialogue between art, craft and design, and the response of the local community.
Manifatura focused on the process rather than the completed art/design work. Young
artists and design students from Turkey, Georgia and Armenia, became active parts of
the old streets of Unkapanı and the workshops of the local craftsmen. Five
working groups were organized. These groups followed a series of seminars during
July and discussed the conceptual framework drawn by designer Erdem Akan and curator
Marcus Graf. Each group was composed of one fine arts student, one design student
and one craftsman, and their coordination was managed one arts or design management
student. The group members included in their projects the location and its stories
as well as the concerns of the local craftsmen on the urban regeneration plans for
the Historical Peninsula and the orders of evacuation resulting from such plans.
Talks and seminars, an exhibition between the 20.08. and 20.09 in various workshops
on the Hızır Bey Sokağı and an exercise for a district guide
were organized.

The exhibition Manifatura @ 5533 is a translocation of the project from the back of
IMÇ’s streets to the art space 5533 within IMÇ in order to analyze Manifatura by
reviewing its results and opening up further discussions about the interconnection
of art, design and craftsmanship. At 5533, works created during the summer 2007 as
well as photo and video documents are exhibited. Besides that, Irem Tok, Özgür
Demirci and Alpaslan Arslan create new site specific works at 5533 that circle
around the conceptual framework of Manifatura.

Marcus Graf

Comments Off

Altın Günü

ALTIN GÜNÜ
5533, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında bir dizi etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır.Yaklaşık dört gün sürecek bu etkinlik dizisi çerçevesinde sunumlar, video gösterimleri ve performansların yanı sıra bir tartışma platformu yaratılması hedeflenmektedir. Etkinlikler 4-7 Mart 2008 tarihleri arasında gerçekleşecektir.

Maria Sezer :“Başka Çadır” yerleştirme
Gunnur Özsoy : ‘hamile’ video gösterim
Ciğdem Kaya : ‘white to red’ video gösterim
Ece Tunak : “Ben?” video gösterim
Gülşah Karanlık : “yol” video gösterim
Dilay Koçoğulları : “Çuval” video gösterim
Aliye Arslan : ‘portreler ‘ slayt gösterimi
Saliha Yılmaz : ‘kadın ve erkek’ slayt gösterimi

Yapılacak sunumların programı aşağıdadır:

4 Mart 2008 Salı 16:00 : Amargi’den Hasbiye Günaçtı ve Dilara Kızıldağ
“Cinsellik ve kadın Bedeni” (söyleşi)
5 Mart 2008 Çarşamba 16:00 : Canan Şenol sunumu
7 Mart 2008 Cuma 16:00 : Işın Önol “Çağdaş Sanatta Kadın” sunumu

“GOLDEN DAYS”
5533. will host a series of events to celebrate 8th of March World Women’s
Day. An event lasting four days will include a series of presentations, video
shows, and performance aiming to create a platform for discussion. The event takes
place from the 4th through the 7th of March, 2008.

Art work to be shown includes:

Maria Sezer: “Other Tent” installation
Gunnur Ozsoy: “Pregnant” video
Cigdem Kaya: “White to Red” video
Ece Tunak: “Me?” video
Gulsah Karanlik: “Road” video
Dilay Kocogullari: “Sack” video
Aliye Arslan: “Portraits” slide show
Saliha Yilmaz: “Women and Men”” Slide Show

The Presentation Program includes:
March 4, Tuesday Hasbiye Gunacti and Dilara Kizildag from Amargi
“Gender and The Female Body”
March 5, Wednesday Canan Senol
March 7, Friday Isin Onol “Contempoary Art and Women”

*This event was organized by Ayşegül Akyüz, Evrim Vurdu ve Tuğçe Oklay.

Comments Off

Art public interest to BM Suma at the opening days of the 10th Istanbul Biennale was excellent




3rd September from 6 pm on BM Suma was visited by a vast number of foreign and local people. The location of the building and the modest architectural setting was appreciated and praised. The two exhibitions, “Unfinished” (curated by BM) presented the works in process of VOLKAN ARSLAN, ERGİN ÇAVUŞOĞLU, PARASTOU FOROUHAR, MELİH GÖRGÜN, NİLBAR GÜREŞ, SERHAT KİRAZ, ULRIKE MOHR, AHMET ÖKTEM, SERMIN SHERIF, DİLEK WINCHESTER and “Contemporary Baroque” (curated by Michel Thursz (NY) presented the works of
MARINA ZURKOW, MOLY DILWORTH, YAEL KANAREK, EMMANUELLE GAUTHIER and URSULA ENDLICHER.

URSULA ENDLICHER was present

Our partner Vittorio Urbani appeared in panther T.shirt.

Michele Thursz installing the works of Marina Zurkow (plates) and Moly Dilworth (wallpaper).

The first meeting at BM Suma, AKD and “A Soul for Europe” members.

Comments Off

…opens in September 2007

UNFINISHED…
BİTMEMİŞ…
PROJECTS of ART WORKS
SANAT YAPITLARININ PROJESİ

VOLKAN ARSLAN, ERGİN ÇAVUŞOĞLU, PARASTOU FOROUHAR, MELİH GÖRGÜN, NİLBAR GÜREŞ, SERHAT KİRAZ, ULRIKE MOHR, AHMET ÖKTEM, SERMIN SHERIF, DİLEK WINCHESTER

3 Eylül/September-3 Kasım/November 2007

Curator: BERAL MADRA

in collaboration with European Cultural Association and Foundation for Future Culture and Art
Avrupa Kültür Derneği ve Gelecek Kültürü ve Sanatı Vakfı işbirliğiyle

CONTEMPORARY BAROQUE
ÇAĞDAŞ BAROK

Marina Zurkow, Molly Dilworth, Yael Kanarek, Emmanuelle Gauthier, Ursula Endlicher

3 Eylül/September-3 Kasım/November 2007
Curator/ Küratör: MICHELE THURSZ

Danish Contemporary Artists Contemplate the concept
At The End of The Rainbow
Danimarkalı Sanatçıların
Gökkuşağının Sonunda projesi


Rasmus Bjørn, Peter Bonde, Anders Brinch, Ismar Cirkinagic, Marco Evaristi, John Kørner, Fie Norsker, Maria Wæhrens, Jon Stahn

3 Eylül/September-3 Kasım/November 2007

Curator: THOMAS ANDERSEN

CENTER OF OPERATION FOR REAL PRESENCE- FLOATING SITES, ISTANBUL
GERÇEK DURUŞ-YÜZEN YERLER, ISTANBUL ÇALIŞTAYI ÇALIŞMA MERKEZİ

ENCOUNTER OF ART ACADEMIES, YOUNG ARTISTS AND ART STUDENTS/ SANAT AKADEMİLERİ, GENÇ SANATÇILAR VE SANAT ÖĞRENCİLERİNİN BULUŞMASI

Curated by: BİLJANA TOMİC AND DOBRİLA NEGRİ (NKA / ICA Belgrade) 3–10

5-10 Eylül 2007

CONTINENTAL BREAKFAST, ISTANBUL FORUM
KONTİNENTAL KAHVALTI, ISTANBUL FORUMU

21-23 Eylül/ September 2007

in collaboration with
Mimar Sinan University of Fine Arts, Istanbul,
Trieste Contemporanea, Italy
Nuova Icona, Venice
European Cultural Association, Istanbul
with the contribution of
TR Ministry of Foreign Affairs
under the auspices of CEI

Comments Off