Posts Tagged: ahin


30
Mar 10

2.SÖBÜTAY ÖZER ÖDÜLLÜ RESİM YARIŞMASI SONUÇLARI

kapak-en-son-9-web 2. Söbütay Özer Ödüllü Resim Yarışması sonuçlandı… ÇAĞSAV’ın CERMODERN’le birlikte düzenlediği yarışmanın sergisi 28 Nisan’da açılacak… ÇAĞSAV’ın 2008′de yitirdiğimiz resim eğitimcisi ve ressam Söbütay Özer anısına düzenlediği 2. Söbütay Özer Ödüllü Resim Yarışması sonuçlandı. 60 genç ressamın 87 tablo ile katıldığı yarışmada üç başarı ödülünü, Mustafa Elmas (Hacettepe-Gazi), Deniz Özsoydan (Hacettepe) ve Burak Erim Adnan Menderes) paylaştı. Sena Yıldırım (Gazi), Sami Gedik(Hacettepe) ve Fatih Sazak’ın (Hacettepe) tabloları da mansiyona değer görüldü. Yarışmaya en büyük ilgiyi, 21 katılımla Gazi Üniversitesi, 8 katılımla Hacettepe Üniversitesi ve 5 katılımla Selçuk Üniversitesi öğrencileri gösterdi. Yarışmaya Anadolu, Van Yüzüncü Yıl, Süleyman Demirel, Beykent, İnönü, Dumlupınar ve Erciyes Üniversitelerinin güzel sanatlar fakültesi öğrencilerinden de katılım oldu. Katılımcıların toplam 45 tablosu sergilemeye değer görüldü. Katılımcıların 12’si yüksek lisans öğrencisi…Başarı ödülü alanlara ÇAĞSAV’ın para ödülünün yanısıra TURSAB tarafından biri Londra, diğeri Stockholm olmak üzere iki yurtdışı müze gezisi ve altı ay süreyle CERMODERN’de işlik tahsisi verilecek. Yarışmada sergilenmeye değer tablolar, 28 Nisan 2010da CERMODERN’de düzenlenecek ödül töreniyle birlikte sergilenmeye başlanacak. Sergi 25 Mayısa kadar gezilebilecek. Başarı ödülleri ve Mansiyonları soyadı alfabetik sıraya göre; persona-web1 bisikletler deniz-web4 Başarı Ödülleri; Mustafa Elmas, Burak Erim ve Deniz Özsoydan sami-gedik1 fatih-sazak1 sena4 Mansiyonlar ; Sami Gedik, Fatih Sazak ve Sena Yıldırım Jürinin oybirliğiyle yaptığı değerlendirme sonucu tabloları sergilenmeye değer görülen genç ressamlar da şöyle: Aşkın Adan, Berivan Adem, Kadir Akyol, Yiğit Can Alper, Duygu Arıkan, Pınar Arslan, Nihal Aslan, Hamide Başer, Berna Başyazıcıoğlu, Pınar Bora, Hilal Can, Yağmur Çelik, Zeynep Merve Çiçek, Şahin Demir, Mustafa Elmas, Burak Erim, Ali Hüdaverdi Evlice, Büşra Karaköse, Perihan Kazanç, Rahife Kemba, Şenay Koçak, Olcay Kuş, Ali E.Küpeli, Mahmut Özdemir, Nuray Özler, Derya Polat, Fatih Sazak, Filiz Top, Ümmühan Tunçtürk, Burcu Türkersoy, Yakup Türkoğlu, Tuğçe Türksoy, Melis Uğuz, Sena Yıldırım, Binnaz Yılmaz ve Uğur Yılmaz

5
Jan 10

AÇIK ŞEHİR: ÇANAKKALE

Küratör: Hakan Kırdar

Sanatçılar: Funda Alkan, Tuncay Murat Atal, Müge Bilgin, Yeşim Denizhan, Mehmet Dere, Ersan Deveci, Sema Kayaönü, Dilay Koçoğulları, Emre Meydan, Nur Muşkara, Fırat Neziroğlu, Arzu Oto, Teslime Başak Özkutlu, Candan Öztürk, Sinem Pehlivan, Esra Sultan Şahin, Gülcan Şenyuvalı, Yaprak Yürek

“Açık Şehir: Çanakkale” sergisi, başlığını daha çok askeri alanda kullanılan ‘açık şehir’ teriminden ödünç alıyor. Bu terim, düşman saldırısına karşı savunma önlemleri alınmamış, içinde herhangi bir askerî hedef bulunmayan ve bu durumu önceden ilan edilmiş olan (1), kökleri derinlere giden tarihleriyle anılan şehirleri tanımlamak için kullanılıyor. Bu şehirler aynı zamanda ulusötesi bir bakış açısıyla insanlığın ortak kültürel mirası olarak kabul ediliyorlar. Örneğin II. Dünya Savaşı’nda Paris şehri açık şehir olarak ilan edilmiş ve hükümranlık 1945 yılına kadar işgalci güç olan Almanlara bırakılmıştır.

Dilimizde ‘açık’ sıfatıyla üretilmiş bir çok terim mevcuttur: açık alan, açık deniz, açık hava sahası, açık atölye, açık düşünce, açık görüş.. Bu sıfat hangi ismin veya kavramın önüne getirilirse o şeyi benzer şekilde nitelemektedir: tutuculuğun karşı tezi olarak açık görüşlülük ve hoşgörü sahipliği; önyargı geliştirme, içe kapanma ve iletişimsizliğin karşı tezi olarak diyalog, alışveriş ve paylaşım; düşmanlık besleme ve kaba gücün karşı tezi olarak barışçıllık, insana saygı ve demokratiklik..

Nitelenen şey bir şehir olduğunda ise ‘açıklık’ın kapsadığı tüm bu niteliklerin o şehre atfedilebilmesi sözkonusu olabilmektedir. Açık Şehir: Çanakkale, aynı zamanda askeri, stratejik bir noktada bulunması itibariyle, bu anlamda belki de paradoksal biçimde bu nitelemenin elverişli bir metaforunu da bize sunmaktadır. Bilindiği gibi bölge antik çağda da (Troya Savaşı), modern zamanlarda da (Çanakkale Savaşı ve bugünün ekonomik savaş ortamında da) güç malikleri için dayanılmaz bir cazibe merkezi olagelmiştir. Böylelikle açıklık nitelemesi bize aynı zamanda, silahlardan arınmış sivil bir dünyanın özlemini birkez daha dile getirme fırsatı vermektedir. Bu bakış açısıyla ve sahip olduğu tarihsel geçmişiyle Çanakkale şehri de Türkiye’deki birçok şehir gibi ‘açık şehir’ olma potansiyeli gösteren önemli şehirlerden biridir. Şu anki yerleşim merkezinin 550 yıllık görece kısa tarihine karşın, bölgenin ilk yerleşim merkezi olarak 5000 yıllık Troya antik kenti hesaba katılırsa bu potansiyel daha net ortaya çıkmaktadır.

Salt tarihsel geçmişiyle değil özellikle 1960’lı yıllarla bir ivme kazanan Cumhuriyetin yeni kurumsallaşma atağıyla birlikte, sürekli büyüme eğilimi gösteren nüfüs devinimleri ve coğrafi genişlemeyle de, -tarihsel birikiminin zenginliğinin yanında- modern ve çağdaş bir şehir olan Çanakkale şehri, daha önce tarif ettiğimiz ‘açık şehir’ olma özelliklerini kazanmaya başlamıştır. Son 50 yılda kent; 8 kat nüfus olarak, 12 kat coğrafi olarak büyümüştür. Bütün bu yaşamsal devinim, her alanda durağan olmayan, istikrarsız bir yaşamın kültür öğesine dönüşmesine yol açmıştır. Her dönem insan hareketi olmuş, gidenler ve gelenlerle bir kentsel yaşam oluşmuştur. Göçler, kentin temel belirleyici insan unsurlarına dönüşmüştür. (2)

Şehrin, bir devinim kaynağı olarak, stratejik öneme sahip bir su yolu üzerinde yer alan boğazın kıyısında konumlanması da güçlü bir insan hareketliliği olgusunu yaratan önemli bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. İki kıtanın karasal bağlantısının coğrafi sonucu olarak her dönem yaşanan geçişler devinimin bir başka altlığını oluşturur. (3)

Tarihsel değerler ile kontrolden çıkmaması önkoşuluyla, coğrafi büyüme ve nüfüs artışının yarattığı tüm bu yaşamsal devinimin, şehri açık görüşlü, hoşgörülü; diyalog, alışveriş ve paylaşıma önem veren; barışçıl ve insana saygı duyulan bir demokratik ortama kısacası gerçek anlamda bir ‘açık şehre’ dönüştüreceği ortadadır.

Bu bağlamdan hareketle ‘Açık Şehir:Çanakkale’ sergisi kenti ve kentlilik olgusunu problem edinen farklı disiplinlerde üretilmiş birçok çalışmayı bir araya getirmektedir.

(Hakan Kırdar, 2 Ocak 2010)

1 Türk Dil Kurumu Sözlüğü
2 Çanakkale 2010 Tanıtım Kataloğu
3 a.g.e