Viewing 21 to 26 of 26 items
Archive | MASA RSS feed for this section

Canan Şenol "Bahname"

5 Eylül – 6 Ekim 2007“Bahname” kelimesi, “cinsel arzu”, “cinsel güç”, “şehvet” anlamına gelen Arapça “bah” ile, Farsça “risale” veya “kitapçık” anlamındaki “name” kelimelerinden oluşan bir isimdir.Bu sergide b…

Comments Off

Ara

Masa 1 Eylül 2007 tarihine kadar tatile girmiştir.

Comments Off

Şeref Erol "Maksimum Faydacılık"

(2 Nisan– 1 Mayıs 2007)“Buradaki esas mesele, insanın kendisinden açımlayarak tanımladığı çevresini, kendi mekânsal kurgusu olarak “ev”leştirmesidir. Kendini güvende hissettiği, yabancılaşmanın ortadan kalktığı bu durum, aynı za…

Comments Off

Artur Zmijewski "Zeppelinetribune"

(2 Subat/February – 15 Mart/March 2007)Bu film Nuremberg’deki 3. Reich’in baş mimarı Albert Speer tarafından tasarlanmış Zeppelintribüne yakınlarında çekildi. 360 metre uzunluğundaki yapı Ulusal Sosyalist’lerin yürüyüş ve gösteril…

Comments Off

Aslı Çavuşoğlu “Caiet de Geografie”

(1 Aralık 2006 – 25 Ocak 2007)

“Caiet de Geografie”*, Romanya’da geçirilen 2 aylık zamanı, Batılı turistler için Komünizm Müzesi haline gelmiş bir Balkan ülkesi deneyimini, iddiasız ve mesafeli bir yabancı bakışıyla aktarıyor. Yazma eyleminin, belleğe ve gerçekten yaşanmış olana etkisini de araştıran, günlük misali kurgulanmış kitap, “Bir şeyin öyle olduğuna dair güçlü inanış onu gerçekte öyle yapar mı?”** sorusunu kısık sesle soruyor yazarına okuyucularına.

*(Rumence) Coğrafya Defteri
** William Blake

Comments Off

Borga Kanturk “Zidane’in İntikamı”

(15 Ekim – 25 Kasım 2006)

“9 Temmuz, 2006 gecesi.
Bir futbolcu, hatta bir futbolcudan çok bir mit, kendisine yapılan tahrik edici, alaycı saldırılar karşısında dayanamayarak sert ve ani bir tepki gösterdi, hem de milyonlarca izleyicinin önünde. Bu tepkinin kökleri medyada onun ötekiliğine isaret edilerek tartışıldı ve yasam öyküsü asil bir gruba adapte olmuş cirkin ördek yavrusu masalıyla yeniden inşa edildi.

Oysa her zamanki gibi bir intikam hikayesi ile karşı karşıyayız.
Bir ana ait bir fotoğraf ve dünyanın bütün yayın organlarında…

Coğrafyaların ve ulusal kimliklerin bu denli belirleyici olduğu günümüzde, izleyici kitleye ilişkin her sosyal faaliyet (buna sanat ve spor da dahil) büyük ölçüde göz önünde olanı, prim yapanı tercih edecektir.

Zidane’nın en görkemli gecesinde hem de golünü de atmışken, rakibine hışımla attığı o kafayı, bir kötü öteki çocuğun kökenindeki damarı, kanı hatırlaması olarak değerlendirmeye zorlanan bizler…
Peki Onu, bu tavrını kötülercesine Cezayirli kimliğine vuran zihniyetten uzak sadece kendi varlığıyla kabul edebilir miyiz?

Ya da şatafatın, şiirin sanatın ve şarabın kökleri, Avrupa ülkesi Fransa’da değil… Tam da Cezayir’de hem de milli futbol takımında bir Zidane olduğunu hayal edelim… Gözlerden uzak, sessiz ve reklama dayanmadan, direnen bir Zidane!

Varlığından ne kadar haberdar olduğumuz bir soru işareti.
Onun hikayesine bir anlık tanıklık edebilir miyiz?” [Borga Kanturk]

Comments Off