Haber


7
Jan 10

Müdahale-Müsamere // Intervention-Function

2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti- Taşınabilir Sanat Projesi kapsamındaki Müdahale-Müsamere sergisinin üçüncü güzergahı Küçükçekmece Cennet Kültür Merkezi.

Küratör: İnsel İnal

Sanatçılar: Evrim Özarslan, Kardelen Fincancı, Deniz Rona, Itır Demir

Açılış: 08 Ocak Cuma saat:15:00′te gerçekleştirilecektir. Açılış günü AKM önünden 14:00′da servis haraket edecektir.

Müdehale Müsamere sergisi küratörü İnsel İnal’ın da katılımcısı olduğu “Hakkımda ne biliyorsun?” sergisinin de aynı gün aynı mekanda açılışı olacaktır.

Sergiyle ilgili ayrıntılı bilgi için bakınız; http://www.reflexgroup.blogspot.com/


7
Jan 10

ECE KALABAK “sigh”

11 Ocak – 31 Ocak , Flamm

Ece Kalabak, “sigh” adını verdiği, 14 tuvalden oluşan sergisiyle Ocak ayında Flamm’da.

İç geçiriş kavramının öznelliğinden yola çıkarak tasarlanan “sigh”, Ece Kalabak’ın basitliği can alıcı renklerle karmaşık olarak kurguladığı soyutlamaları ile portre yaklaşımlarını da içine alan afallatıcı realist tavırlarının bir araya geldiği bir seçki sunuyor.

Resim, illüstrasyon ve animasyon alanlarındaki çalışmalarıyla tanınan 28 yaşındaki sanatçı, Mimar Sinan Üniversitesi Resim Bölümü mezunu. Bugüne kadar Mtaär ve Club Academia’da gerçekleştirdiği kişisel sergileriyle izleyiciyle buluşan Kalabak’ın işleri, ayrıca İstanbul, Berlin ve Frankfurt’ta düzenlenen çeşitli karma sergilerde de yer aldı. “Love Styles” isimli kısa animasyonla Resfest Türkiye ve Kurye Video Festivallerinde yer alan sanatçı, Break MTV için hazırladığı “Little Dreams” isimli animasyonla da tanınıyor.

İllüstrasyon alanında yürüttüğü çalışmaları, Türkiye’deki Bant ile Altyazı dergilerinin yanı sıra Barselona merkezli, çağdaş sanat ve tasarım anlamında ‘trendsetter’ konumunda duran Rojo Dergisinde yayımlandı. 2005 yılında Art Interview dergisinin düzenlediği uluslararası yarışmada ‘kişisel portre’siyle dereceye giren Ece Kalabak’ın bu çalışması da “sigh” kapsamında izlenebiliyor.

Ekin Sanaç (Bant Dergisi)


6
Jan 10

Rijksakademie Artist Yerleştirme Programları : Son Başvuru 1 Şubat 2010

Kral III. William’ın 1870’de kurduğu Rijksakademie, uluslar arası duruş imajını sağlayan bir sanatçı sığınağıydı. Bugün ise Rijksakademie, yetenekli öğrencileri uluslar arası seviyede yetismelerini sağlayan bir laboratuvar niteliğindedir. Dünyanın bütün köşelerinden gelen, kabuklarından yeni dışarı çıkan profesyonel sanatçı adaylarına bir laboratuvar gibi hizmet etmeye odaklanmıştır. Sanatçıların gelerek, iki sene araştırma, üretim, proje deneyimleme gibi konularla ilgilendikleri ve bunları yaparken de kullanabilecekleri yaklaşık 50 adet stüdyonun da sahibi. Geniş proje alanları, grup şovlar yapacak olan artist gruplari ve ortaklaşa projeler için de kullanılabilmekte.

Programa katılan yerleşimciler, artistik, teknik ve teorik konularda desteklenmektedirler. Sanatçılar, teorisyenler ve diğer danışmanlar, program katılımcılarını kendi özel stüdyolarında ziyaret etmektedir. Danışmanlar, bir çok farklı kıta, kültür ve kuşaktan gelmekte ve farklı bakış açıları sunmaktalar.  Sanat ve topluluklar arasındaki bağlantılarla açığa çıkan bunca dinamik çeşitlilik, çağdaş sanat pratiklerinin farklılığı ve çeşitliliğini yansıtmaya yarıyor. Ayrıca artistik ve teorik tavsiyelerin yanında, programlar yoğun studyo ve atölye çalışma kurslarını, büyük bir kütüphaneyi , sanatçıların belgesel ve sanat koleksiyonunun bulunduğu farklı olanakları da sunmakta (Uzmanlık Merkezi).

Katılımcı sanatçılar, video, film, heykel, baskı, fotoğraf, çizim, resim, ses ve yeni medya sanatları gibi bir çok farklı disiplini ve bu farklı disiplinlerin mimari, müzik, dans, edebiyat ve sinematografi gibi başka dallarla olan bağlantılarını takip edebilmekte ve deneyimleyebiliyorlar.

Her sene, 2000’den fazla kişinin baş vurduğu programa, her dönem sadece 25 civari sanatçı kabul edilmekte. Artist seçimlerindeki öncelikli kriteryalar, mükemmellik ve gelecekteki gelişmelerin olasılıkları. Sanat eğitimlerini tamamladıktan sonra katılımcı sanatçılar, genellikle 3-5 yıl içinde profesyonel sanatçı olarak çalışmalarına devam ediyorlar. Bu eğitim programının sanatçının kariyerindeki güçlü etkisi, kanıtlanmış bir gerçektir.  Bir sonraki yıl için yapılacak başvurular, her sene Şubat ayına kadar tamamlanmak zorundadır.

2011 Yerleştirme Programı İçin Başvurular

1 Aralık 2009 ve 1 Şubat 2010 tarihleri arasındaki başvurular, 2011 yılı Ocak ayı için başlıyacak döneme aittir. Tamamlanmış başvurularınızın 1 Şubat’a kadar elimizde olması gerektiğini hatırlatır, tamamlanmaış ya da geç başvuruların geçerli olmayacağını bildiririz.

Daha fazla bilgi ve başvurular için lütfen siteyi ziyaret ediniz : http://www.rijksakademie.nl/residency/uk_rs_aanmelding.htm


6
Jan 10

KÜPŞEHİR-CUBECITY

KÜPŞEHİR “Çok Oyuncaklı Sergi”
CUBECITY “A Toyful Exhibition”

13/01/2010 – 26/02/2010

Ömer Ozan Erdoğan & Creative Bonanza

Açılış Kokteyli / Opening Cocktail
13.01.2010 – 19:00

ALANistanbul
Galip Dede Cad.No: 24 K: 4 D: 11
Tünel-Beyoğlu/İstanbul
alanistanbul.com


5
Jan 10

Ali Kazma’dan ‘engellemeler’

Videolarından oluşan ‘Engellemeler’ sergisinde sanatçı Ali Kazma, “kaosla düzen, yaşamla ölüm arasındaki gergin dengeyi” irdeliyor

ÇAĞDAŞ sanat sahnesinin bilindik isimlerinden, video işleriyle tanınan Ali Kazma’nın ‘Engellemeler/Obstructionsbaşlıklı kişisel sergisi, İstanbul’daki Yapı Kredi Kazım Taşkent Sanat Galerisi’nde sürüyor.

Küratörlüğünü Emre Baykal’ın yaptığı sergide, sanatçının 2005 yılından bu yana yaptığı çalışmalardan oluşan bir video seçkisi sanatseverlerle buluşuyor. Sergi, Beyin Cerrahı, Bugün, Ev Eşyaları Fabrikası, Kot Fabrikası, Dans Topluluğu, Tersinden Harabeler adlı altı adet video çalışması ve Zaman Notları isimli, sanatçıya ait, elle yazılmış çalışma notlarından oluşuyor.

Küratör Emre Baykal “Ali Kazma düzenle kaos, yaşamla ölüm arasındaki gergin dengeyi, dağılmaya eğilimli dünyayı bir arada tutma çabasını ve bunun için geliştirdiği üretimin çeşitliliğini araştırıyor” diyor. Şubatta Yapı Kredi Yayınları’ndan bir de kitabı çıkacak sergi 30 Ocak’a dek görülebilir. Tel: 212 252 47 00


5
Jan 10

Yüksel Arslan’ın defterleri Yıldız’da

TÜRK sanat tarihi içinde önemli ve özel bir yeri olan sanatçılardan Yüksel Arslan’ın defterleri, YTÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi’ne destek için Yüksel Sabancı Sanat Merkezi’nde.

7 Ocak’ta açılacak sergide Yüksel Arslan’ın halen santralistanbul’da devam eden retrospektif nitelikli sergisine paralel olarak sanatçının defterlerine ait kayıtlar dijital ortamda yer alacak. 1961′den bu yana yaşamını Paris’te sürdüren Yüksel Arslan’ın sanatını ve düşünce dünyasını defterlerinden izlenebilir. Sergi 5 Şubat tarihine dek sürecek.


5
Jan 10

AÇIK ŞEHİR: ÇANAKKALE

Küratör: Hakan Kırdar

Sanatçılar: Funda Alkan, Tuncay Murat Atal, Müge Bilgin, Yeşim Denizhan, Mehmet Dere, Ersan Deveci, Sema Kayaönü, Dilay Koçoğulları, Emre Meydan, Nur Muşkara, Fırat Neziroğlu, Arzu Oto, Teslime Başak Özkutlu, Candan Öztürk, Sinem Pehlivan, Esra Sultan Şahin, Gülcan Şenyuvalı, Yaprak Yürek

“Açık Şehir: Çanakkale” sergisi, başlığını daha çok askeri alanda kullanılan ‘açık şehir’ teriminden ödünç alıyor. Bu terim, düşman saldırısına karşı savunma önlemleri alınmamış, içinde herhangi bir askerî hedef bulunmayan ve bu durumu önceden ilan edilmiş olan (1), kökleri derinlere giden tarihleriyle anılan şehirleri tanımlamak için kullanılıyor. Bu şehirler aynı zamanda ulusötesi bir bakış açısıyla insanlığın ortak kültürel mirası olarak kabul ediliyorlar. Örneğin II. Dünya Savaşı’nda Paris şehri açık şehir olarak ilan edilmiş ve hükümranlık 1945 yılına kadar işgalci güç olan Almanlara bırakılmıştır.

Dilimizde ‘açık’ sıfatıyla üretilmiş bir çok terim mevcuttur: açık alan, açık deniz, açık hava sahası, açık atölye, açık düşünce, açık görüş.. Bu sıfat hangi ismin veya kavramın önüne getirilirse o şeyi benzer şekilde nitelemektedir: tutuculuğun karşı tezi olarak açık görüşlülük ve hoşgörü sahipliği; önyargı geliştirme, içe kapanma ve iletişimsizliğin karşı tezi olarak diyalog, alışveriş ve paylaşım; düşmanlık besleme ve kaba gücün karşı tezi olarak barışçıllık, insana saygı ve demokratiklik..

Nitelenen şey bir şehir olduğunda ise ‘açıklık’ın kapsadığı tüm bu niteliklerin o şehre atfedilebilmesi sözkonusu olabilmektedir. Açık Şehir: Çanakkale, aynı zamanda askeri, stratejik bir noktada bulunması itibariyle, bu anlamda belki de paradoksal biçimde bu nitelemenin elverişli bir metaforunu da bize sunmaktadır. Bilindiği gibi bölge antik çağda da (Troya Savaşı), modern zamanlarda da (Çanakkale Savaşı ve bugünün ekonomik savaş ortamında da) güç malikleri için dayanılmaz bir cazibe merkezi olagelmiştir. Böylelikle açıklık nitelemesi bize aynı zamanda, silahlardan arınmış sivil bir dünyanın özlemini birkez daha dile getirme fırsatı vermektedir. Bu bakış açısıyla ve sahip olduğu tarihsel geçmişiyle Çanakkale şehri de Türkiye’deki birçok şehir gibi ‘açık şehir’ olma potansiyeli gösteren önemli şehirlerden biridir. Şu anki yerleşim merkezinin 550 yıllık görece kısa tarihine karşın, bölgenin ilk yerleşim merkezi olarak 5000 yıllık Troya antik kenti hesaba katılırsa bu potansiyel daha net ortaya çıkmaktadır.

Salt tarihsel geçmişiyle değil özellikle 1960’lı yıllarla bir ivme kazanan Cumhuriyetin yeni kurumsallaşma atağıyla birlikte, sürekli büyüme eğilimi gösteren nüfüs devinimleri ve coğrafi genişlemeyle de, -tarihsel birikiminin zenginliğinin yanında- modern ve çağdaş bir şehir olan Çanakkale şehri, daha önce tarif ettiğimiz ‘açık şehir’ olma özelliklerini kazanmaya başlamıştır. Son 50 yılda kent; 8 kat nüfus olarak, 12 kat coğrafi olarak büyümüştür. Bütün bu yaşamsal devinim, her alanda durağan olmayan, istikrarsız bir yaşamın kültür öğesine dönüşmesine yol açmıştır. Her dönem insan hareketi olmuş, gidenler ve gelenlerle bir kentsel yaşam oluşmuştur. Göçler, kentin temel belirleyici insan unsurlarına dönüşmüştür. (2)

Şehrin, bir devinim kaynağı olarak, stratejik öneme sahip bir su yolu üzerinde yer alan boğazın kıyısında konumlanması da güçlü bir insan hareketliliği olgusunu yaratan önemli bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. İki kıtanın karasal bağlantısının coğrafi sonucu olarak her dönem yaşanan geçişler devinimin bir başka altlığını oluşturur. (3)

Tarihsel değerler ile kontrolden çıkmaması önkoşuluyla, coğrafi büyüme ve nüfüs artışının yarattığı tüm bu yaşamsal devinimin, şehri açık görüşlü, hoşgörülü; diyalog, alışveriş ve paylaşıma önem veren; barışçıl ve insana saygı duyulan bir demokratik ortama kısacası gerçek anlamda bir ‘açık şehre’ dönüştüreceği ortadadır.

Bu bağlamdan hareketle ‘Açık Şehir:Çanakkale’ sergisi kenti ve kentlilik olgusunu problem edinen farklı disiplinlerde üretilmiş birçok çalışmayı bir araya getirmektedir.

(Hakan Kırdar, 2 Ocak 2010)

1 Türk Dil Kurumu Sözlüğü
2 Çanakkale 2010 Tanıtım Kataloğu
3 a.g.e


4
Jan 10

CURATE THIS! 2010

A Global Exhibition of Emerging Contemporary Art + Design | An Experimental, Cross-Pollination of New Ideas for Progress + Possibility

January 1, 2010 – CURATE THIS! 2010, the second chapter in the evolution of the CURATE THIS! exhibition series created by BECA: Bridge for Emerging Contemporary Art, is evolving from a one city-wide event location into a global arts + cultural exchange event involving multiple venues located in multiple cities around the world.  The global art + design exhibition will take place annually from July 1 – December 31, 2010.

Through the exhibition of works of art + design by emerging artists, designers, duos, groups and collectives around the world, The BECA Foundation aims to facilitate an experimental, cross-pollination of new ideas for  creative innovation in diverse locations around the world.  The title, ‘CURATE THIS!’ reflects a departure from the familiar large scale exhibition model, typically curated by a singular vision with one head curator, to an exhibition with components and related events ‘curated’ by the public and professional and independent participants residing in multiple cities around the world.  The first ‘CURATE THIS!’ experiment took place in early 2008 and led artists and directors, Melissa Roberts and Kurt Schlough to begin brainstorming the expansion of the experiment to bring about greater benefits to a larger number of participants.

BECA is an acronym for Bridge for Emerging Contemporary Art and the core belief system at The BECA Foundation is that “New art + new design fuels the best of what’s yet to come on this planet.” To help mix that fuel and kick start new possibilities, the expansion of the CURATE THIS! exhibition project will facilitate a broader exposure of new art, new design and new ideas through both a physical and online network of participating venues in multiple cities around the world. The aim of building the network is to create international arts + cultural exchange opportunities, broaden arts education opportunities, build appreciation for emerging contemporary art + design, facilitate introductions and lay the foundation for future collaborations toward the realization of a progressive, meaningful and fulfilling future for everyone.  Global online content delivery of exhibition events and related special projects will enable global participation by millions around the world.  The BECA Foundation is pleased to welcome the participation of Helen Pheby, PhD, Curator of Yorkshire Sculpture Park, UK whose research and curatorial work spans the globe including the US and Iraq and Ellen Lupton, legendary design educator and Curator of Contemporary Design at the Smithsonian’s Cooper-Hewitt, National Design Museum. Each has a unique insight which will add further depth and diversity to new CURATE THIS! 2010 exhibition components.

Upcoming participating venues in Boston, New Orleans, Miami, Denver, Los Angeles, Santa Fe, New York and London have been the first locations to sign on.  Venue participation proposals have also been submitted by exclusively online communities. Organizations, art centers, museums, universities, artists, designers, independent and established curators, gallery and art space directors as well as lease-holders and owners of other event and non-traditional exhibition spaces located anywhere in the world may email Melissa Roberts at mail@thebecafoundation.org for venue participation information.  The BECA Foundation is building a global network to achieve a positive impact on the future of the residents of cities around the world. The formerly unimaginable, previously impossible and the creative ideas and proposals that may run counter to the current status quo are most welcome. Artists and designers may register to participate at: http://www.thebecafoundation.org/global/calls-to-artists.html


4
Jan 10

Akbank sanatta panel

41′ 29′ İstanbul Network derneği ve Akbank Sanat işbirliğiyle
Ayşegül Sönmez’in hazırlayıp sunduğu panele Önder Özengi, Burak Delier, Aslı Sümer ve Vahit Tuna konuşmacı olarak katılıyor.


4
Jan 10

Cemal Gürsel Soyel’ in Türkiye’ de ki ilk sergisi Ocak ayında Pi Artworks’ de

Viyana ekolünden Cemal Gürsel Soyel’ in Türkiye’ de ki ilk sergisi Ocak ayında Pi Artworks’ de!
Cemal Gürsel Soyel Chapeau! isimli sergisiyle 12 Ocak- 20 Şubat 2010 tarihleri arasında Pi Artworks Galeri 1 ve 2’de yer alacak.
1961 Kıbrıs doğumlu ve ressamlık kökeni Viyana’dan gelen sanatçının 1986 yılından beri Viyana’da yaşamaktadır. 1986 yılında Neşet Günal ve Neşe Erdok atölyesinden mezun olan sanatçı, Türkiye’de açacağı ilk kişisel sergisinde, kullandığı gri tonlar ve geniş fırça darbeleri ile kendi imgelerini, mekanlarını oluşturuyor, izleyiciye renk-yüzey ilişkisini sorgulatıyor.
Soyel insanların şehirlerde bilinçsizce bıraktıkları izlerle ilgileniyor. Şehrin her tarafına yapıştırılan rengarenk, pırıl pırıl posterlerin dönüşümünü resmediyor. Çağdaş iletişimin aracı olarak kullandığımız imgeleri, pastel ritimlerlerdeki peyzajlar, beyaz-gri lekeler olarak izleyiciye sunuyor. Gürsel bu spontan kolektif şehir mirasını görselleştirerek plastik bir değer yaratmayı hedefliyor.

‘’stüdyosunun yalnızlığı içinde bireysel formlarla kendi gerçekliğini ifade etmek için oldukça geleneksel yollara başvurmaktadır: yağlı boya, boya fırçası, tuval ya da kağıt, yansıma ve derin düşünce.’’ Mascha Dabić Vienna, 2009

Son kişisel sergisini 2008 yılında Avusturya’nın Insburg şehrinde Galerie dieMonopol’de açan sanatçının diğer kişisel sergileri arasında; 2004 yılında Burgenland – Austellung im Moorhof’ta, 2002 yılında Viyana- Austellung im Atelier’de ve 1994 Kıbrıs’ta HP Galeri’de açtığı sergiler yer almaktadır.
Chapeau! Pi Artworks Galeri1 ve Galeri 2’ de Pazar günü hariç her gün 10:30 – 19:30 saatleri arasında izlenebilir. (0212/293.71.03)